...utlu bir rüya görüp gerçek hayata dönünce, her şey daha bir boktan, daha bir tuhaf geliyor. Kötü bir kabus sonucunda da bu sefer var olan günümüz boktan geçiyor. Her iki ucu da boktan, her iki ucu da acı, iyi şeyler görmek...
“ucu” sözcüğü
30 yazıda 36 geçiş bulundu.
ucu, ucube, ucubeleri, ucubenin, ucuca, ucum, ucuma, ucumla... eşleşmeleri dahil edildi.
...için yaptırılmıştır. Rumelihisarı’na mimari açıdan bakacak olursak; 16 burçtan meydana gelmektedir. Bunların üçü büyük, on üçü küçük olmak üzere inşa edilmiştir. Bu burçlara dönemin komutanlarının isimleri verilmiştir. Büy...
...murunda değildi. Kapının hemen girişinde duruyordu Zeynep. Gülen gözlerle izliyordu onu. Aşıktı. Yolun, hemen ucunda, kaldırımın üzerindeki adama bakıyordu. Emre’nin kalmayı istemesi kadar istiyordu onun kalmasını. Acı çektiği...
...l boyunca Almanya, İsviçre ve İtalya'da yaşadı. Bu onun belki de en verimli yılları oldu. Beş büyük eserinden üçünü bu yıllarda kaleme aldı: Prestupleme i Nekazanie (Suç ve Ceza-1867), Edeot (Budala-1869), Besi (Ecinniler-187...
...koyu kahve ortası. Üzerine de bir gülen surat kondurmuş. Eee... Bu şekle sahip olsam ben de gülerdim. Zamanın üçünde, yaktı göz altı torbası. İnsanlar tam ‘BARIŞ’ diye bağıracaklardı. Belalarını sevdi göz altı torbası. “Bizi b...
..... Hayvanlardan daha beter bir durumda kalmıştım. Nereye, kime gidecektim. Bütün mahalleyi devletin dağıttığı ucuz kömür kokusu işgal etmişti. Midem bulandı. Bu kokudan uzaklaşmalıydım bir an evvel. Yürüdüm, ne kadar yürüdüğ...
...e bir erkek çocuğu… Kral oldukça şaşkındı, bacaklarındaki bu muhteşem kuvvetin bir çocuğa ait olacağı aklının ucundan dahi geçmemişti. Biraz da olsa rahatlamıştı, ve hiç düşünmeden çocuğu tutup kucağına aldı. Tüm meydan sessizl...
...tanıdıktı, bu his ona çok yakındı. Bilhassa gündüzleri, dünyasındaki insanları, etraflıca yalnızlıklarını göz ucuyla süzer ve meramını doyuracak bir kapı bulamazdı. Dünyayı koca bir amfi gibi görür ve daha iyi rol yapanın fazl...
...inde oynayıp ünlenmiş fakat sonradan unutulmuş bir sinema oyuncusu. Her ikisi de şu sıralar kıt gelirleri ile ucuz pansiyon köşelerinde yaşamlarını sürdürme mücadelesi veriyorlar. Hasbelkader, kendilerine 900'lü hatlarda ça...
...arıya çıktılar, tembel, uyuşuk, mest ılık güneşin altına serildiler. Çiğdem çiçekleri sapsarı tomurcuklarının ucuyla toprağı yardı. Birkaç sabah sonra da açılarak, toprağın yüzüne yayıldılar. Çalı diplerinde ince yeşil sapları...