...ona bu sıkıcı hayatın monoton düzenini. Çok yaşamaz, katlanamaz bu sıkıntıya." Sait Faik, özellikle ikinci ve üçüncü dönem eserlerinde toplumu ve toplumsal olayları değil, günlük yaşamın sıradan insanlarını, onların yaşam biçi...
“üçün” sözcüğü
2 yazıda 4 geçiş bulundu.
ucun, ucuna, ucunda, ucundaki, ucundan, ucundaydı, ucundayken, ucunu... eşleşmeleri dahil edildi.
...ladım! Hüsnü Bey'i yolcu et! Canına minnetti Zümrüt'ün. Düştü Tulumbacı Hüsnü'nün önüne, çıplak parmaklarının ucuna basa basa indi merdivenleri, her zamanki Zümrüt değil de peri padişahının kızıymışcasına dimdik ve kısa adıml...
...ması biraz soğuttu beni isteğimden. Gollü beraberlikle biten bir futbol maçı izlemiştim sanki. Hem sonra işin ucunda hezimete uğramak da vardı. Bir dövüş tecrübesi daha edinememiştim ama kanlı canlı bir dövüşü izleme tecrübesi...
...uz. bulunmaz ki!" derken haklıydı Behçet Necatigil. Hangi insan acıyla yoğrulmadan pişebilirdi ki? Yolumuzun, ucundan kıyısından kesiştiği bir dehlize doğru savrulmadan nasıl tutunurduk güneşli günlerin umuduna? Gözlerimdeki ya...
...misin benim evrenim Karanlığım ve güneşim Yıldızım toz bulutum Sen misin uzaklarını gözlediğim Sen misinanın ucunda bana bağlı kurşun Ansızın bozduğun düzenim Göktaşlarını geri çek yok atmosferim Yok dinozorlarım tükenmez nes...
...üklerinde baktılar olmuyor bu böyle, yıldırım nikâhına kadar gece gündüz başında nöbet tuttu ağabeyleri. İşin ucunda para vardı, hem de çok. Nereden bulurlardı yanında on satış elemanı çalıştıran bir kumaş mağazası sahibini? K...
...erdim bir kızıl tenhada Bazen isterdim sessizce çekilebilmeyi ana yurduma Sahi neresiydi yurdum benim? Bir ip ucunda yürür gibi bağlı olduğun yer midir yurt Yoksa çıplak ayaklarınla yürüdüğün bir kır bahçesi midir? Gün, doğduğ...
...gülümsüyor seninle birlikte. Kemikleri ortaya çıkmış ellerinin titremesine değil, gözlerine çektiğin kalemin ucuna buluyorsun suçu. Artık hazırsın. Put gibi oturadur öğlen yemeği saati geldi. Katılmak şart. Çorbandan iki kaş...
...kları, rahmi alınmıştı. Serum bağlı olmasa ölü zannederdi gören. Onunla hiçbir iletişim kuramıyorduk. Diğeri, üçüncü evre yumurtalık kanseri olduğunu yeni öğrenmişti. Yani hepimiz bel altımızdan vurulmuştuk. Ortak bir özelliği...
...uzaklaşıyordu bedenim sanki sanki tüm toz bulutları birleşip beni bir karanlığın içine yutuverecekti burnumun ucuna düşen bir yağmur damlasıyla gözümü açtım kahvem soğumuş örtüm bozulmuş ve her geçen dakika daha bir ıslanmış...