...ırsızlıkla her anı yaşar, daldan düşen her yaprağı incitmeden toplardım. Uzanıp esmer tomurcukların gölgesine uçurtma uçururdum. Bahçemde özgürce kök salan çiçekler için ben her gün şarkılar söylerdim. Hayran olurdum titrek bac...
“uçur” sözcüğü
3 yazıda 3 geçiş bulundu.
uçur, uçurabilecek, uçuran, uçurdular, uçurmuş, uçursam, uçurtma, uçurtmada... eşleşmeleri dahil edildi.
...ercinler uçur tuvalinden avuçlarıma, çaresi yok tam da burası eksik bir cümle, kansız bir ihtilal şarkısı bir uçurumluk ağrı mı olur, inzivaya çekilmiş dikişsiz bir yara mı? bilmiyorum, çirkinim ve jargonum bir hayli bozuk oysa g...
...aya rica ederek beni oraya götürmesini istedim. Yolda bir kalabalık görünce uçurum kenarında durduk. Polisler uçurumun kenarında durmuş, konuşuyorlar hepsinin öldüğünü adamın ise içkili olduğunu söylüyorlardı. Aşağı baktığımda,...
...an aktığını bilmez. Aşhen'in aklını yitirmiş halde kucağında Artin'i sıkıca tutarak Sipil dağının zirvesinden uçuruma atlamak üzereyken bir anda, gökten inivermiş gibi arkasında bitiveren "Bacım etme, bebeye yazık günah" diyen,...
Rıhtım dergisi, 67. sayısı ile sizlerle. DENEME Uçurumun Kıyısından Kendime - Huriye Çakıoğlu KÖŞE Sahne Dekorları - Serkan Üstündağ Zeytin Meselesi - Cemile Tarhan KÜÇÜREK Tamir - Canan Tümen ÖYKÜ Bu Bir Veda Değil - Canan Tüme...
...ylesine bir güzelliği… kokusu başka, duruşu başka ve bana hissettirdikleri benzersiz kuşları var ağaçlarının, uçurtmalarının elleri var özlemi dolu uzaklarının bulutları çok yakın, elimi uzatsam yakalanacaklar arkasına saklamışlar çoc...
Bak, bu kırmızıyı senin için tutuyorum ellerimde Yarısı kalsın orada; dişlerinin arasında. Ben uçurtmama ip takmadım hiç, tutamam diye Oysa tutuyorum almayı, Bu gülgillerden tazeyi sana uzatıyorum. Sakla, dişlerinin arasında benl...
...karayı Kırılan kalemimi Filiz vermiş çiçeğimi Kapı önü yalnızlığımı Topuğu delinen çorabımı Ağaca takılı mavi uçurtmayı Tüm çiçekleri Defterleri Mevsimleri Soba üstüne koyduğum portakal kabuklarını Sayfaları kırışmasın diye defte...
...ı bu. Elinde eğreti tuttuğu siyah hırkası gibi. Bir bayram günü gibiydi çocuk, çıkabileceği en yüksekteki bir uçurtmaydı; bir kuştu en özgüründen, en renklisinden bir hediyeydi. Porselen kırıkları süpürdü kadın. Kendi kırıklarını...
...ende’ alkışları, sevgi göstergeleri…) Sonunda bu adam ‘yalnızlık huzuru’ dediği kâbustan uyanmak için kendini uçurumdan aşağı bırakmış. Duydunuz değil mi beni, kendisini bırakmış yüksekten, korkunç bir şey bu, yükseklik korkutucu...