...al gibi, aniden, tek harekette devrildi yere. Öylece kaldı. Bir hareketlenme oldu arkasındaki insanlarda, bir uğultu yükselmeye başladı. Gitgide yükseldi uğultu. Çok uzaklarda, kayalıkların dibinde yankılandı bu uğultu bir zam...
“uğultu” sözcüğü
12 yazıda 15 geçiş bulundu.
uğultu, uğultudan, uğultular, uğultulu, uğultunun, uğultusu, uğultusunda, uğultusunu... eşleşmeleri dahil edildi.
.... Mola yerine yaklaşırken yol genişliyor, araçlar birdenbire çoğalıyor. Ve sesler… Otobüsün tavanına yükselip uğultu uğultu etrafa saçılıyorlar. Durakladıkları yer arkasında yemyeşil dev ağaçlarıyla tezat oluşturuyor. Minicik...
...“Hah! Şimdi aynı baban gibi oldun” dedi ve elimden tuttuğu gibi kar kokulu sokağa çıkarttı beni. Az önce evde uğultusunu işittiğim tipi şimdi yanaklarımı yalıyordu. Kafamı iyice eğerek köyün dar sokaklarını adımlamaya başladık. Gö...
...eron!’’ Kimse duymuyordu kralı, sonradan fark etti, kral kendi sesini bile duymuyordu. Meydanda inanılmaz bir uğultu vardı. Herkes birbirine bir şeyler söylemeye çalışıyordu ama kimse kimseyi tanımıyor ve duymuyordu aslında. K...
...n bütün meydana taşmıştı. Çok fazla turist. Obeliske doğru yaklaşıp durdu ve gökyüzüne baktı. Bir an bütün bu uğultudan uzak başka bir âleme gitti sanki. Bir an tıkandı kulakları ve hiçbir şey duymadı. Yüzüne hafifçe çarpan rüzgâ...
...sapa gelmez, tartılmaz oburluğu Her şeyi alan, hiçbir şey vermeyenin sarsılmaz benliği Beraber yargılanıp şu uğultulu ağaçta sallandırıldığı Gelene sevinmediği gidene üzülmediği.
...mı avuçlarımın içine alıp gözlerimi kapattım. Göz kapaklarımın ardındaki renkli bulanıklığı ve kulaklarımdaki uğultuyu aralamaya çalışarak kendime bir çıkış yolu arıyorum. Yanağındaki beni, çatık kaşlarının alnında yaptığı izi,...
...ılmaya başlamıştı ki bir ambulans yaklaştı. Eski binadan çıkarılan ceset torbası ambulansa koyulurken sorular uğultu olmuş karşılığını bulamadan boşlukta dolaşıyordu. Yarım saate kalmadan hayat bir şey olmamış gibi akmaya başl...
...k, ucuz çatal, kaşık sesleri ve kimsenin izlemediği, kendi kendine konuşan televizyonun sesi ve homurtular ve uğultular ve bağrışlar… Tek bir ses oldular yine. Aralıksız kurşun gibi yağan yağmur, ağlarla süslenmiş camlara saplanı...
...içine vakumlanmış kristal -dünya beni korkutuyor sevgilim Silaha veda etmişti Hemingway Niye yeminini bozdu? Uğultulu tepelerin ardından Mandarin seslerinin içinden “Korkma, ben varım” demiyor kimse Yaşlanıyorum sevgilim Zeze’n...