...ir kere. Ne kurtuluşu vardı ne de geri dönüşü. Jacob olan biteni bilmesine rağmen balkı başka bir şey duyarım umuduyla sordu; ‘Neyin var Rosalie?’ ‘Bir şeyim yok, bıraktığın için sağ ol.’ dedi aynı ses tonu ile ve arabanın kapıs...
“umuduyla” sözcüğü
22 yazıda 23 geçiş bulundu.
...n ki; bugün bu konuşmanın sonunda hepiniz hayatınızda bir şey değişmemiş olduğu hâlde, her şey çok iyi olacak umuduyla geri dönecek ve öyle olmadığı, hiç olmayacağını anladığınız hâlde ‘Acaba, ya olursa…’ diye diye, umudun sizi...
...man oturduğu minderin üzerine oturarak. Çocukların seslerine kulak verdi, kendi çocukluğunun seslerini bulmak umuduyla. Ne sesler ne de oyunlar çocukluğundakilere benziyordu. Çocukların uçurtması ağaca takıldı. Çocuklardan biri...
Sen görmek umuduyla geçip gittiğim, Bitmek tükenmek bilmeyen kıvrak yolum. Her defasında bakmak gibi ıssız göğe doğru Ben seni yollarda değil aynalarda buldum. Sesini hatırlamak adına maziye tırmandım. Efsunlu tonun geçmişi şenl...
...zgisi beliriyor Sonu neresi bilmiyorum Ne garipsin dünya Saatim yok, bilmiyorum zamanı Az sonra güneş doğacak umuduyla bekliyorum Dalga sesleri okşuyor kulaklarımı Ne zaman aydınlığa kavuşacağım, bilmiyorum Ne garipsin dünya Mar...
...an tilkileri feci biçimde merak ediyordum. İşte bu yüzden tam burada, onunla bir küçük röportaj kopartabilmek umuduyla bekliyordum. Üstelik çok aceleciydim ve referansım da yoktu, aracı olacak kıymetli bir tanıdığım da. Öyle gam...
...eynırlar oradaydı. Fakat o yoktu. Hurda arabası da Çirkin de ortalarda görünmüyordu. Tekir kedi leziz yiyecek umuduyla boşluğu doldurmuştu. Hurdaları depoya götürdüğünü düşündü. Gerçi bu saatlerde pek ortadan kaybolmazdı. Demek...
...stemiştir diye düşündü, baba evinde. Kolyeyi avucuna sıkı sıkı bastırdı. Acısını biraz da olsa hafifletebilme umuduyla. Her şey çok çabuk olup bitmişti. Kaderi, kendi kaderine benzemesin diye didindiği yavrusu, yuvadan uçup gitm...
...retini toplayıp kulağına gelenleri anlattı. İşittikleri garip gelse de Güvenlik Müdürü yeni ipuçları yakalama umuduyla, gizli görev verilen personelle tek tek konuştu. Birkaçı daha benzer şeyler söyledi. Duyduklarına inanamıyord...
...ak ediyordum. Günden güne miktarı artan morfinli bantlar, yatağın yanındaki oksijen tüpü, belki iki lokma yer umuduyla komodinde bekletilen mamalar içimi acıtıyordu. “Madem umut yokmuş, en azından ben evde değilken ölmesin” diye...