...isteyişi, sessiz bir bakışma yarattı sorgucuların arasında. Tuvalet sormayan, yemek istemeyen kadının emrine uydular sonra, sessizce. Bir plastik bardakla su koydular önüne. Koyanı görmedi. Bakmak yasaktı. Gecenin ilerleyen sa...
“uydu” sözcüğü
3 yazıda 3 geçiş bulundu.
uydu, uydudur, uyduk, uydular, uyduları, uyduramadığımız, uyduramadığından, uyduramaması... eşleşmeleri dahil edildi.
.... Alışık olmadığım bir tarzda çok hareketli bir parça seslendiriyordu. Hoşuma gitmeye başlayınca ritmine ayak uydurmaya başlamıştım; Kendisine bakarak yaptığı hareketleri aynen tekrar ediyordum, ellerimi çırpıyor, dizlerimi öne d...
...eliliğe koşan bir gölgesi olduğunu da anlamanı diliyorum. Özlemek, şuncacık hayatın daralarak yaşamamıza ayak uyduramaması, bir tavşan deliğine girip kendini her şeyiyle birlikte unutturması belki de. Odanda gezinen ellerim, ayaklar...
...da, Sana dur diyememenin acizliğini yaşamıştım hep. Sana ihtiyacım yok, varlığın komşu ellerinde Ne kasideler uydurulmuş, aşkına bilmesen de Gitmeler yakışır sana, kalmayı beceremediğinden Yaralarım açık olsa da, tuz basmayı sende...
...Zaman esip giderken, elimde kalan tek şey bu. Var olmuşluğunun tek şahidi. Yoksa kendimi bile inandıramazdım uydurmadığıma… Yaşadığım sürece…” Devamını dinlemiyorum. Yaşadığını mı sanıyorsun diyemiyorum? Ölüyüz biz, hayalleri toprak...
...r fakat onda da ölümün kollarına atmıştır kendini. Şiirlerinin hemen hepsi hayata bakışını ve ölümü anlatır. “Uyduruk sözlerinden betona yapışan ayrılık, Boşluklarına zamanın dolunca gir doğandan yarı güzel rüyama. Gel de gitme...
...seslerimizden, gölgelerimizden ve kokumuzdan tanırız birbirimizi. Artık parçaları adam edişimizle bir hikaye uyduruşumuzdan. Spare Parts 2015 yapımı belkide sinema sanatı açısından sıradan bir iş olmanın ötesine gidemeyen Sean McNama...
...okula gitmek için yürürlerken. Bembeyazdı her yer; Vasfiye’nin tenine tezat. Vasfiye, ufak tefek, adımlarını uyduramayıp geride kalıyordu, masum ve tek. Ağlamaklı oluyordu geride kaldı diye. Bir çift kara göz oluyordu gözleri dolu...
...riyle konuştum. Dünyanın en çok konuşulan diliymiş İngilizce, Hadi ordan be! Bunu, gülümsemeyi beceremeyenler uydurmuş...
...Beni yokluyor olmalıydı. Tüm yol konuşmadım diye elimi bırakmak için bir bahane bulamamıştı ve şimdi bir şey uydurmak adına bana bunu soruyordu. “Taktıravalli.” dedim çatılan kaşlarımın arasından ve elimi bırakmasını bekledim....