...a takıp hiçbir şey söylemeden kalkıp gitmişti. Sabaha doğru eve geldim. Göz ucuyla yatak odasına baktım, Gaye uyuyordu, salona doğru seğirttim. Kanepeye attım kendimi. Sırtımdaki tüm et parçaları yeniden ağrımaya başlamıştı. Yar...
“uyuyor” sözcüğü
32 yazıda 37 geçiş bulundu.
uyuyor, uyuyordu, uyuyorduk, uyuyordum, uyuyordun, uyuyordur, uyuyorlar, uyuyormuş... eşleşmeleri dahil edildi.
...e götürmüyor. Telefonla konuşabiliyoruz sadece. Onun bıraktığı giysilerini yatağıma aldım. Sarılıp koklayarak uyuyorum. Okullar açıldı. Ben yine duvarından bakıyorum. O koşup hoplayan çocuklar niye benim arkadaşım olamıyor? Baba...
...sun? Bir yılbaşı Nerminlerle çok kalabalık olduğumuz için salonda bu camın önünde uyumuştuk, herkes her yerde uyuyordu” dedim. “O yılbaşı senin grip olduğun, ertesi gün hastane hastane gezdiğimiz yılbaşı değil miydi? Unutur muyu...
...tlıyor hızla koşan kısrak ölüp kalıyor bir yerlerde. bir yerlerde ölüm kol geziyor bu saatlerde. bu saatlerde uyuyorsun mesela şakaklarım çok yalnız ölüm gibiyim şu sıralar bir kaç namlu bırakıyorlar cami avlusuna, intihar yasakt...
...ağmur saatlerce yağdıktan sonra azalsa da hâlâ dinmemişti. Çinko damların altındaki yataklarda çocuklar henüz uyuyor, çatıya vuran damlaların sesleri uykularını iyice ağırlaştırıyordu. Saat erkendi. Sadece birkaç kişi, sobaya...
...p çöpe atardı yazdıklarını. Farklı bir mutsuzluk akardı yüzünden. Burnundan soluduğu böyle zamanlarda köşemde uyuyormuş gibi yapardım. Bir keresinde kafası her zamankinden daha kıyaktı. Çok nadir olarak yırtıp atmadığı sayfalarda...
...sık. Ben bahçeye bile zorla çıkan biri olduğum için hiç tanışmadım onunla. Yan divandaki kardeşim fosur fosur uyuyor. Ya benim suçum ne? Neden bu saatte, bu hâllerdeyim diye düşünürken, anneannem "Bu yatsın, öbürüne bakalım,"...
.... Kirlenmiş avuç içleri terlemeye başlamış, kirli bir su avucunun içindeki çukurlara dolmuştu. Öylesine rahat uyuyordu ki annesi onu uyandırmaya kıyamıyordu. Uyandırsa canı yanacak uykuları kanayacaktı. Omuzuna hafifçe dokundu....
...ağlamıyordu, önündeki peçete kutusuna rağmen. Ama eski ve grileşmiş bir anıdan gelen kendi ağlama seslerini duyuyordu. Hıçkıra hıçkıra ağlıyordu geçmişteki kadın. Ağlarken filmlerdeki kadar güzel olmadığının da farkında. Ama...
...yoksa racon kes! Artık korkularımla yüzleşme vakti gelmişti. Öz paramı, alın terimi, emeğimi isterken endişe duyuyordum. Kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu. Telefonu çevirdim. Ve beklediğim acı son: Telefonu açtı. “Alo.” de...