...uyor gittikçe" dedi, biri. Hayatın getirdiği yükü hak etmediklerini söylemişti basbayağı. Zincirleri gittikçe uzatan da onlardı, kendi yüklerini gittikçe ağırlaştıran da. Kızın zincirini koparan da... Hayatlarını ve kendilerin...
“uzat” sözcüğü
5 yazıda 9 geçiş bulundu.
uzat, uzatabileceğim, uzatabilmek, uzatacak, uzatacağını, uzatamayacağımız, uzatamayan, uzatamıyordu... eşleşmeleri dahil edildi.
...endimi vazgeçirmeye çalıştım. Bazen düşünürdüm. Şimdi gelse elimi tutsa ne derim, ne yaparım? Bir yanım hala 'uzat elini çok bekledin onu' derken diğer yanım 'ne çabuk unuttun kapıdaki o alaycı gülümsemeyi!' diye sinirleniyo...
...teni muhteşem görünmesini sağlamıştı. Açık renk de ki saçları sarıya kaçmaktaydı. Jacob elindeki papatyaları uzattı Isabel’e. Isabel papatyaları aldı, derin bir iç çekti, papatyaların kokusunu en son zerresine kadar hissetti,...
...nnemi beklerken. Karıncalara saygı duymuyordum o zamanlar. Karpuzu dilimlere ayırdı annem. Bana da bir dilimi uzattı. Avuçlarımın içinde zorlukla tutup yemeye başladım. Suyu ağzımın kenarından akarken bir kelebeğe takıldı gözl...
...garamla keyifleniyordum… “Tesbih alır mısınız?” dedi masamın yanında beliriveren sesin sahibi. Teşekkür edip “uzatma” dercesine kafamı kaldırdım. O anda göz göze geldik. Beş dakika içinde karşılıklı koyu bir sohbete dalmış çay...
...yen bakışlarını görerek paraya davrandı. Tomarı ile alıp kuşağına yerleştirdi. Ayağa kalktı ve elini Rüstem'e uzatarak; - Gönlünü ferah tut Darıcı Rüstem, bizde emanete hıyanet olmaz! İşin-gücün rastgele... dedi ve hızla merdive...
...masam yani aklının alabileceği sevdiğim ne varsa hepsinin üzerine her sabah yemin ediyorum.” dedim. Kadehini uzattı, yüzüme gülümsedi ve hiç değişmemiş cümlesini tekrar etti: -Biraz çirkinleşmişsin sanki. Yıpratıyorsun kendin...
...zlerin bakar durur kömür siyah.’ – Hoş Geldin Tam da burada başlıyordu her şey. O kapıdan girişin, bana elini uzatışın, gülümsemen… ‘Tanıştığımıza memnun oldum.’ halleri. Konuşmalar sırasında göz göze gelmeler. Dinliyormuş gibi...
...lecek ki, sokakta tanımadığımız o adama/bayana selam vereceğiz. O gün geldiğinde düşene tekme atana değil, el uzatıp yardımcı olana alkış tutulacak. O gün geldiğinde geçmişimizdeki bizleri ayıplayacağız. O gün geldiğinde hatal...
...sevmemi ve bu yolculuğun tadını çıkarmamı istiyorlardı. Ben de onlara istediklerini verdim. Yazıyı çok fazla uzatmayacağım. Çünkü yazı yazmak hoş görülen bir davranış değil buralarda. Tıpkı düşünmek gibi. Evet hikaye burada bitiyor...