...en kedisiyle. Evlerin arasındaki tarlada oyun oynayan çocukları izlemeye koyuldu, her zaman oturduğu minderin üzerine oturarak. Çocukların seslerine kulak verdi, kendi çocukluğunun seslerini bulmak umuduyla. Ne sesler ne de oyu...
“üzeri” sözcüğü
14 yazıda 15 geçiş bulundu.
üzeri, üzerilerine, üzerim, üzerimde, üzerimdeki, üzerimdekileri, üzerimden, üzerimdeydi... eşleşmeleri dahil edildi.
...görebilmiş alışkanlığının üstünde fark etmeden tepindi. Her zaman kendiliğinden döküldüğü dalgalara, bu sefer üzerinde düşünmesine rağmen kapılamadı. Duygularındaki aksiliği fark ettikçe nedensiz bir korku büyüttü. Kollarından v...
...ğu çanta, eski bir Vuitton. Yüzü gibi, ayağındaki kibar deri ayakkabılarda da karakteristik çizgiler oluşmuş. Üzerindeki her şey öylece kadınla birlikte yavaşça yaşlanmış gibi. Yıllanmış giysilerini zarafetle taşıyan o kadın, tüm...
...le yoğuran bir dehadır. Kalbi ile aydınlattığı denizlerin derininde biz öğrencilerine kulaç atmasını öğreten, üzeri cehaletin kiri ve pasıyla kaplanan hazineyi bulmalarını sağlayandır. Umut dolu yarınlarımın günden güne kök s...
...e bu hiç şaşırtıcı değildir. Kısacası 125 sayfalık kitap savaş sonrası Manhattan’ına karakterlerin iç dünyası üzerinden değinirken yüzleşmek ya da kaçmak ikilemini, yüzeysel yaşamların altında yatan gerçekleri, istekleri ve korku...
...ini abisine dikmiş; bir yandan minik elleriyle onun gözyaşlarını siliyor, bir yandan da abisini soğuk betonun üzerinden kilime çekmeye çalışıyordu. “Üzülme abi,” dedi. Sesinde kuş cıvıltıları, ılık rüzgârlar, can suları vardı. Gö...
...e köyde, fistanı güllü bahar bakışlı kadını gören olmadı. Çok çeşitli dedikodular, rivayetler uydurdular onun üzerine. Kiminin işine geldi inanmak. Kimi de gerçekten inandı söylenenlere ve ardından günyüzü görmemiş küfürlerle b...
..., değişmez sandığımız şeyler bile. Hep aynı kalacakmış gibi dünya. Oysa öyle değil hiç. Kokular bile değişir, üzerine zamanın tozu eklenir. Hem bu tozun kokusu da vardır aslında. Saniyelerin, saatlerin… O kokuları takip ede ede...
...çözümü bulmuştu, her şey bu kadar basitti. Artık sorunlarımız kalmadığına göre, bizi hayata bağlayan anlamlar üzerinde yoğunlaşıp insanlığı geliştirebilir ve medeniyet denilen yeni olguyu hayatımıza katabilirdik. Ardından bunlar...
İrlandalı yazar Abraham Bram Stoker, 1897 tarihinde, üzerinde tam yedi senedir çalıştığı romanını baskıya verdiğinde muhtemelen romanın edebiyat dünyasında yaratacağı etkiyi tahmin etmemiştir. Zira Dracula, yazıldıktan bir asır...