...günden öğrenmişti. Üçüncü bardaktan sonrasını içmezdi. Çayın lezzetini yitirdiğini söylerdi. Duvar saati çay vaktinin geldiğini haykırıyordu: Ding dong! Ding dong! Gülsüm telaşla yerinden kalktı. Çay ilk defa vaktinde hazır değ...
“vakti” sözcüğü
109 yazıda 119 geçiş bulundu.
vakti, vaktidir, vaktim, vaktimi, vaktimin, vaktimiz, vaktimizin, vaktin... eşleşmeleri dahil edildi.
...aha geçen hafta birine takılmış, son anda düşmekten kurtulmuştu. “Artık baston kullan” diyen eşi dostu, “daha vaktine var” diyerek başından savıyordu. Güneş göz kamaştırıyordu. Yaz bitmemişti sanki. Oysa daha üç beş gün önce kı...
.... Günlük gazetelere göz atarken kahvesini içti. Ne zaman evin parçası hâline geldiğini unuttuğu saat toplantı vaktinin geldiğini gösterdiğinde yola koyuldu. Aslında saatin gösterdiği, toplantının başlama saatinin değil onun evde...
Duyacaksın sesini bir gün sende, İşte o zaman yolculuk vaktidir. Bir ağrı hissedeceksin bedeninde, İşte o zaman haykırışın tam vaktidir. Bırakmadan yere gölgesini düş peşine, Meçhul günlerinin pis leşine, Aşk şarabından içir eşi...
...n yalnızlık işte!” “Yalnızlıkla ne alakası var amirim?” “Eve kapanıp yalnızlığın çığlıklarını dinlemek yerine vaktimi dışarıda geçirdim. Karşıda binaları tek tek dolaştım. Tabelalara, zillere baktım. Kaç kapı çaldım hatırlamıyo...
...ktubu vazoya yasladı. Kâğıdın üstündeki ismi kendisi yazmamış gibi uzun uzun baktı: “Leyla’ya.” Artık ayrılık vakti gelmişti. Uzaklaştı. Kapının kolunu tuttuğunda aniden durdu. Ceketine baktı. Belki eskiciye verip üç beş kuru...
...hiçbir şeyi kalmamış adamlar gibi oldum. Belki de yalnız uyanmanın en çok koyduğu anlardan biriydi. Sana öğle vaktine kadar yatakta öylece durup kendimi düşünmeye zorladığımı ve akşamdan başlamak üzere birkaç gün boyunca evden...
...r gör. Bir git ve hemen gel. Bir dur! Bir düşün... Bir, birdir bilirim. Bir daha tekrarla! Bir nefes al, daha vaktin var, bir nefes daha! Tüm bu karmaşanın yanı sıra, geceleri uğrayan ve nereden geldiği belli olmayan düşüncel...
...cağımı bilemezken, sol bacağım titremeye başlıyor. Kur'an okuyorum... Güneşin henüz göğü aydınlatmadığı seher vaktinin birindeyim. Koyu kahve renkli rahlede bağdaş kurmuş vaziyette kısık sesle Kur'an okuyorum: ''Muhakkik ki insa...
Sel oldu, aktı-gitti zaman. El-ayak çekme vakti geliverdi dünyadan. Şimdi, dönüp ardına bakma vaktidir, sadece kendinle hesaplaşma vaktidir. Kim tanır seni, senden daha iyi? ve kim bilebilir; ne için yaşadın, nasıl sevdin, ne...