...an toplantı üstüne toplantı yapıldı. Kendi yaşadıklarının neden sıradan çalışanların başına gelmediğine anlam veremiyorlardı. Farklı ekiplere defalarca yaptırılan teknik kontroller yine sonuçsuz kalmıştı. Çaresizlikten AVM’nin açılışı...
“verem” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
verem, veremden, vereme, veremeden, veremedi, veremedik, veremediler, veremedim... eşleşmeleri dahil edildi.
..., kaldırdığı ahizeyi bırakmadan arkasından seslendi: “Beyefendi! Bir dakika.” Rıdvan neden çağrıldığına anlam verememişti. Az önce çıktığı kapıdan tekrar girdiğinde orta yaşlı kadın bekletmeden çağırma gerekçesini söyledi: “Rıdvan...
...bine gitti. Babasının da kendi dinlediği müziğe yabancı olabileceğini düşündüğünde irkildi. Bu uzaklığa anlam veremedi. Uzaktaki babası mıydı? Yoksa kendisi mi ona uzaktı? Belki ikisi de kendi uzaklarındaydı. Yusuf ilk defa baba...
...arına göstermek de işleri arasındaydı. Neredeyse iki aydır kimsenin girmediği katı neden açtırdıklarına anlam veremiyordu, sormaya da cesareti yoktu. Biriken tozların üzerine üç çift ayakkabı izi bırakarak yürüdüler. Balkon kapısı...
...ezgahın arka tarafında bir suntayla bölünmüş kısma doğru hızla ilerledi… 1- Necdet Abi gördüğü şeye pek anlam veremedi. Genç Okan, eski bir terazinin bir tarafına 2 kg ağırlık koymuş, diğer tarafına bastırarak bu yükü kaldırıyor...
...erde Yemek bulamadığım için aç kalmışlığım da oldu Bir kapta boğulurum yemek getirseniz bilmezsiniz Boş tabak veremem ayıptır, Ama ben dolu tabak da veremeyecek kadar fakirimdir İnsan dediğiniz haram lokmadır demişti sufi Kim s...
...önünde, çatal kaşığın orta yerinde duran beyaz kartlara takıldı gözü. Neden o kartların orada durduğuna anlam verememişti; sormaya da cesaret edemedi. Dilinin ucuna gelen merakını sessizliğe gömdü. Çorbayı bitirdiklerinde karnıyarı...
...k ediyoruz çünkü tüm bu olanlar sebepsiz yere gerçekleşiyor olsaydı ne hayata ne de onu yaşayanlara bir anlam veremezdik. Anlam veremediğimiz şey bizi tedirgin eder; korkutur. Gel gör ki biz korkulara sığınacak varlıklar değiliz v...
...akıllıca olacağını söylüyordu. Gene de çocukluğun verdiği arzuyla, elma şekerinden başka bir olaya ehemmiyet veremiyordum. Yavaş yavaş yaklaşıyorduk da satıcı amcaya. Neyse ki diğerleri gibi değildi yüzü, daha gerçek gibiydi. Gerçe...
...den daha çok üzgün ve yılmış bir ifadeyle- söze karışıyor. “Bütün bu taşlar elimizde kaldı. Hiçbirini kimseye veremedik! Kimse kafasını kaldırıp bakmıyor bile bize.” “Ne taşı? Şu pazar yerine attığınız taşlardan mı? Ama onları bi...