...iz olsa gerek, sıçrayan suyu defalarca gözüne kaçırdı, su gözünü yaktı. Yanan gözleri ona kendisinin de anlam veremediği bir haz veriyordu. Gözleri yandıkça portakalı tırnaklıyordu. Gözleri sulandı. Portakal kabukları tabağın üstü...
“verem” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
verem, veremden, vereme, veremeden, veremedi, veremedik, veremediler, veremedim... eşleşmeleri dahil edildi.
...erken dünya üzerinde de sistemler değişip durur. Dünyanın çeşitli bölgelerindeki sistemler, o bölgelere cevap veremediği belli olunca yok olup gider ve yeni sistemler açığa çıkar. Gereksinimler değişir, anlamlar şekillenir, toplum...
...kumaş mağazası sahibini? Kısmet ayaklarına kadar gelmişken kışın ne iş yaptığı belli olmayan o sinemacıya mı veremezlerdi gül gibi kardeşlerini. Tahmin edemediler Çopur’un yalakalığının evlenene dek süreceğini. Sonra zırnık koklatm...
Önümde yükselen devasa bir yapı, Kubbesine konmuş garip bir taş, kameraya yuva olmuş. Anlam veremediğim bir demir monte edilmiş oraya, İnsanlar akıp geçiyor, kuşlar süzülüyor minarelerin üzerinden. En çok kuşları seviyorum ben, Bir...
...dedi Hülya. “Git biraz uzaklaş, ev boş, kafanı dinlersin.” Boş evde kafa iyi dinleniyor Hülya, evet. Ama kira veremem. Tuvaleti kokuyu takip edince buldum, yanımdaki kadın ellerini yıkıyor, sonra otobüse binecek, evine gidecek....
...içbir şey olmamış gibi barı terk etti. Polise mi haber vermeliydik yoksa patronun eşini mi aramalıydık… Karar veremeden öylece dikiliyorduk. Elimde hâlâ tezgâhı silerken kullandığım sarı bez duruyordu. Tezgâh cam kırıklarıyla dol...
...Lise birin başında Olcay'ın ilk mektubu geldi İskenderun'dan. Daha lojmana taşınamamışlar, o yüzden adresini veremiyormuş ama İskenderun …… İşletmeleri, Mustafa E…. eliyle, Olcay E…. diye gönderirsen mektubun babama gelir ve o da b...
...züne epeydir böyle dikkatle bakmadığını düşünerek tıraş olmuş, kendisindeki bu tuhaf ruh haline pek bir anlam verememişti. Çayı demleyip üzerini giyinmeye gitti. Bunları o kadar süratle yapmasının tek sebebi masada daha uzun süre o...
...rışık küskünlüğü görür gibiyim. Zarfı masaya bıraktın, mektup parmaklarının arasında. Neden kokladığına anlam veremedin. Gözlerini kapattın istemsiz. Sanki ben koktum. İçine çekmeye utandın. Şimdi karşı karşıyayız. Zannederim yaz...
...bir anlam ifade etmiyor, peki, öyle olsun. Hiçbir yer, hiç kimse, hatta dokunduğun hiçbir şey daha fazla acı veremez bana zira biliyorum ki daha fazla mutlu da edemezler. Evet, biliyorum ki seni artık daha az seviyorum. Kafeni...