...bir anlam ifade etmiyor, peki, öyle olsun. Hiçbir yer, hiç kimse, hatta dokunduğun hiçbir şey daha fazla acı veremez bana zira biliyorum ki daha fazla mutlu da edemezler. Evet, biliyorum ki seni artık daha az seviyorum. Kafeni...
“vereme” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
vereme, veremeden, veremedi, veremedik, veremediler, veremedim, veremedin, veremediği... eşleşmeleri dahil edildi.
...iden şekilleniyordu. Keşke o zaman birkaç küçük bebek yapsaymışım. Kilden bebeklerim olurdu şimdi. Onlara ruh veremesem de ad verebilirdim. Onları hayalimde konuşturup kişileştirebilirdim. Yaratıcılık insan üstü bir şey. Bir tanr...
...ü güllendirip kızının sırtını sıvazladı. Az önceki hiddeti sabun köpüğü gibi söndü. “Benim o çocukla bir alıp veremediğim yok kızım. Derdim sensin. Allah nasip ederse yaza kalmadan ak gelinliğini giyip yüzünün akıyla dünya evine gi...
...ulda sınıf üçüncüsü iken gelip burada son sıralarda yer almayı gururuna yediremedi. Henüz hiçbir soruya yanıt verememiş olmak düpedüz onur kırıcıydı. Her yeni soruya doğru cevap veren çocuk sanki gelip karnına bir tekme atıyordu....
...rdürüyordu. Çalışan kızlardan biri, bir defa daha, bu kadar yakışıklı bir erkeğin nasıl yalnız olduğuna anlam veremediğini dillendirdi. Kıza ilgi duyan kafe çalışanlarından Gözlüklü, dikkat kesilip ileri atıldı. Bu düşüncenin yanlış...
...tmezmiş de, evde kalacakmışım da… Allah’tan babam imdadıma yetişirdi. “Çatma benim kızıma. Ben, onu kimselere veremem ki. Tombiş yastığım o benim. O giderse ben kimin dizine yatarım.” “Ee! Çüş artık Niyazi. Koca kız ayol. Hep s...
...hem geleceğine aydınlık sapaklar eklenmesine hem de keskin bir acı ve suçlulukla ağzına kadar dolmasına anlam veremedi. Bunca zaman muhafaza ettiği ve gönülden inandığı, kurmacaların hayatın keskin ve insafsız detaylarından uzak...
...iversite yıllarında sporun birçok dalıyla ilgilendi; ancak ağırlık olarak kalecilik yapan Camus, 1930 yılında vereme yakalanınca spor hayatına son verdi. Maddi zorluklar nedeniyle bir süre çalışmak zorunda kaldığı için okulu b...
...klerini duymamıştı sanki. Dursun dudaklarında alaycı gülümseme başını salladı sadece. Serap olup bitene anlam veremedi: “Bu nasıl savaş?” Dursun’un bakışları iş merkezinin camlarını yalayarak göğün maviliğine uzanırken dilinden...
...attı: “Evet. İşaretlemelisiniz.” İki. İki tanesini okumuştum. Şu an bu iki kitapla ilgili soru sorsalar cevap veremezdim muhtemelen ama sonuçta iki tanesini okumuştum. İşaretleyip verdim kıza. Ve artık bu saçma sapan soru faslının...