...enelde şaşkınlıkla karşılıyorlardı. Fakat sonradan seviyorlardı. Alkışlar yağdırıyorlardı. Sarhoşluğun dibine vurmuş adamların taciz sesleri yükseliyordu gecenin en geç saatlerinde. Duymuyordum. Ve bir gün bir müşteri geldi. İ...
“vurmuş” sözcüğü
15 yazıda 16 geçiş bulundu.
vurmuş, vurmuşlar, vurmuşlarsa, vurmuşsun, vurmuştu, vurmuştur eşleşmeleri dahil edildi.
...hmin ettiği gibi olmuştu. İşçi masadaki varlığını belli etmek için ağzında sigarası, tek eliyle masaya sertçe vurmuştu. “Peki ya yaşamak?” Elini masaya vurduğu için gemi maketi yana doğru devrilmişti. Genç, işçinin sorusuna kend...
...en aynı yaşamaktan muzdaribim. Dediği çıkmıyor Descartes’in Düşünüyorum ama yokum ! Şimdi bir bulutun gölgesi vurmuştur yamacına, Uzanıp gölgene uçurtma uçursam, Bir kuşun kanadı olsa ellerin, Ve nihayet kuşlar uçmayı unutmamış o...
...ip de neden şimdi geldiğini dürüstçe anlattı. Bu kez, karşısındaki ifadesiz yüz içindeki acıma duygusunu dışa vurmuştu. Görüşme uzun sürmedi. Boş kadro dolmuştu. Benzer pozisyonda da açık yoktu. Her şeye rağmen Rıdvan umutsuz de...
...ksin ki arayışlarının tek sebebi senin iki göğsünün arasında tepinen işçileri yok etmek değil, sitemin dibine vurmuş olmak için olmuş olacak. Yediğin kazıklardan sonra teselli olmak nedir, dost kucağında öğreneceksin. Bazen te...
...uğunda taktıkları baklava dilimli küpeleri sallanıyordu omzuna doğru. İşte o gün ayağının altındaki iskemleye vurmuştu babası. Gerdek gecesi gelin odasına gönderilen baklava, yılan olup sokmuştu süt beyaz bedenini. Yavaş yavaş e...
...… " Yazıklar olsun! Bak orada" dedim ve denizin dibini gösterdim. "Günahının cesedi vicdansızlığının kıyısına vurmuş! Musallat ettiğim gibi seni, söküp atmasını da bileceğim." diye son kez bağırdıktan sonra ellerimle saçlarımı...
...kültüründe fenomen halini alacak olan McCarthycilik ya da cadı avı olarak adlandırılan döneme adeta damgasını vurmuştur. McCarthycilik, 1950 yılında Senatörün yapmış olduğu bir konuşmada Amerika’da komünist emellere hizmet ettiği...
...masından ötürü idi. Ben dün gece onu kaybettim. Tabutunu vicdan, onur, utanç, haysiyet, ahlak sırtladı. Nasıl vurmuşlarsa akan kan durmadı, tabuttan sızdı. Değerli arkadaşlarım vicdan, onur, utanç, haysiyet ve ahlak kan içinde kald...
...tekrar sayıyorlardı. Mütemadiyen babası ona dönüp, ‘’Bak görüyor musun? Amcanın oğlu Osman her attığını nasıl vurmuş’’ diyor sonra saymaya devam ediyordu. Gözlerinin önünden kaputa dizilmiş bıldırcınların görüntüsü geçince day...