Bir minik su damlası vuruyor güneşin doğmaya mecali olmadığı pencereme. İki Üç. Yağmurun sesi kulaklarımda, hissini hiç sorma. Zaman çirkin küçük, yağmur temizlemeye yetmiyor artık sokaklarını bu kentin. Zaman çirkin, yerler ka...
“vuruyor” sözcüğü
29 yazıda 31 geçiş bulundu.
vuruyor, vuruyordu, vuruyordur, vuruyorlar, vuruyorlardı, vuruyorsun, vuruyorum eşleşmeleri dahil edildi.
...uçurtma yollamak istiyorum, rengarenk olan. Uçurtmada kuşlar olmalı, kuşlarla özgürlüğe uçmalı ama kuşları da vuruyorlar. Uçurtmaya yoldaşlık edecek kuşları vuruyorlar. Ne içim ne dışım güvenli değil artık. Korkuyorum. Belki düşün...
...abi! Önemli değil. "Benim annem öldü, benim annem öldü, benim annem öldü... " Nuri kafasını Hıdır'ın göğsüne vuruyor, ileri geri sallanarak bazen mırıltı, bazen hırıltı, bazen tekdüze, duygu barındırmayan fakat korkutucu sayıl...
...ayal kırıklıklarına basmaktan acıyor şimdi ayaklar, Bileklerimi güneşe tutup Bir olup bir bir, iki kere ikiyi vuruyorum. Üç boyutlu acılar kuşanıp, dört bin defa sarıyorum tütünü. Beş sevmek var, beş kayıp, beş yitirmek… Altında...
...bir yandan merakla beni dinliyor, diğer yandan da masa başı memurluğun verdiği öfkeyle elindeki kalemi masaya vuruyordu. Sanırım devletin en egzotik memuruna denk gelmiştim. İfademi yazmadığını görünce beni ciddiye almadığını düş...
...ndayım. Ufuk çizgisinden yükselmekte güneş ve yüzüme vurmakta. Gittikçe yükseliyor güneş. Yüzüme bir sıcaklık vuruyor. Gözlerim kamaşıyor ve acıyor. Gözlerimi acıtan güzelliğine baktıkça bakıyor ve içine hapsoluyorum. Biliyorum...
...amıyor. Tabirciler de var tabii. Bir rüya alıyor, eviriyor, çeviriyor, biraz ona yoruyor ve biraz da genelden vuruyor. Bakıyor ki karşısındaki uyumaya devam ediyor, nice kehanetler sunuyor, cepleri parayla doluyor. Yeni bir bak...
...Bir anda gözlerini açtı, nefes nefeseydi. Camın önündeki döşemede uzanmış yatıyordu. Güneş tam tepede üzerine vuruyordu ama yine de üşüdüğünü hissetti. Ne zamandır orada yattığını anlamadı, kesin hasta olacaktı. Yavaşça ayağa kal...
...Bir anda gözlerini açtı, nefes nefeseydi. Camın önündeki döşemede uzanmış yatıyordu. Güneş tam tepede üzerine vuruyordu ama yine de üşüdüğünü hissetti. Ne zamandır orada yattığını anlamadı, kesin hasta olacaktı. Yavaşça ayağa kal...
...p masanın üstünde, sen pencerenin önündesin. Sadece donunla. Akşamın o saatine rağmen temmuz sıcağı hâlâ cama vuruyor. Karşı apartmandaki seksenlik teyze seni öyle görünce başını sokağa çevirdi. Beni hatırladın. Tülü kapat. Bu...