...u ki patronu o gün iyi günündeydi. Bir terfi bile alabilirdi. Okumayarak gitse bile kovulmayabilirdi. En kötü yüklü bir tazminat onu bekliyordu. Sütü asla bırakmamıştı ki. Asla ayırmamıştı o ikiliyi. Sadece, yeni bitmişti. Çö...
“yük” sözcüğü
45 yazıda 54 geçiş bulundu.
yük, yüke, yükle, yükledi, yükledikleri, yüklediler, yükledin, yüklediği... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...sonra yeni doğan bebekler bile sessiz sedasız, çığlıksız doğuverdiler. Sesler yok oldukça kelimeleri gözlere yüklemeyi öğrendi insanlar. Sıra bize gelene kadar her şey normalleşmişti. Bize sadece sürdürmek kaldı.” “Peki baba, ya...
...yla kaldığı yerden. Hikâyesi yarım kalanlara benzemesin diye açardı kanatlarını gökyüzünden. Alçaldığı yerden yükselirdi hayata şefkatiyle. Sorumluluğunu aldığı arzuları boş zaman uğraşları yapmazdı. Köprü olurdu yer ve gökyüzüne....
...teknolojinin bize sağladığı müthiş kolaylıklar sayesinde daha az düşünen insanın zekasının zamanla gerilemesi yüksek olasılık taşımaktadır. Çok ütopik bir bakış açısı mı diyorsunuz? Şekillenen geleceğe, yaşayarak birlikte şahi...
...ya da krizim bitmiş olmalıydı. Serdar kollarının arasında sımsıkı sarıyordu beni: babam gibi. Sıcacık, sevgi yüklü... Bu arada neler anlattığımı merak ediyorsan, endişelenme. Senin de bildiğin şeyler. İki kocaman albüm ve bi...
...olan 6. Mithridates döneminde yapıldığı anlaşılmaktadır. Kalenin askeri amaçlı yapıldığı tahmin edilmektedir. Yüksek bir mevkide bulunmasından dolayı ulaşması zordur ve gelen herhangi bir tehlike kolaylıkla görülebilmektedir....
...irdikçe çevirir. Tuzuna da bakar arada bir. Gözyaşının ederidir. Ki bir kahkahadan bile bazen fazla sevdirir. Yükün bedeninde değilken yanılgın inanası mı ki? İşte gördük bir şeyleri gözümüz kapalıyken. ‘’Çat!’’ diye çatladı...
...tuluşa götürecek tek şeyi elimizin tersiyle itip, diğer bütün şeylerde mutluluğu ve kurtuluşu veyahut insanın yükselişini beklemek nedir? Nedir çağın en büyük ahmaklığı nereye koyacağız bu kadar -deliliği-? Lakin bu delilik gerçek...
...n kenarında kaldırım diyebileceğimiz, belki de diyemeyeceğimiz –bakış açısına göre tamamen farklılaşabilecek- yüksekçe taşların olduğu bir sokağa saptı. Ayaklarını hızla yere vurarak, çamurları silkeledi. Sokak öylesine sessizdi...
...rdı. Fakat sonradan seviyorlardı. Alkışlar yağdırıyorlardı. Sarhoşluğun dibine vurmuş adamların taciz sesleri yükseliyordu gecenin en geç saatlerinde. Duymuyordum. Ve bir gün bir müşteri geldi. İçti, içti, içti ve “Lut kavmi geri ge...