...atarak, kendilerinden geçerek dolaştılar. Toprak, doğurganlığının en cömert günlerini gerinerek, mest olarak yaşıyordu." Türk Edebiyatının usta kalemi Yaşar Kemal, 28 Şubat 2015 Tarihinde (ne yazık! baharın ilk gününe eremeden)...
“yaşı” sözcüğü
34 yazıda 41 geçiş bulundu.
yaşı, yaşım, yaşıma, yaşımda, yaşımdan, yaşımdayken, yaşımdayım, yaşımsın... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...orum. Uyuyorum. Dur durak giden araçta, gayri ihtiyari düşüp kalkan kafam, yolun bitmesiyle sersem bir uyanış yaşıyor. Dönerken başladığım yere, etrafımdaki sık kümeli ev kalabalığına bakarken biraz arabesk bir yabancılık doluy...
...cümle bize ne kazandırır veya ne kaybettirir? Doğmuş ve büyümekte olan bir insan olarak hepimiz ölmek için mi yaşıyoruz? Hayallerimiz, ideallerimiz, yaz tatili planlarımız, hırslarımız, kavgalarımız, iş görüşmelerimiz, sabahlara...
...un için çok uzak bir ihtimaldi. O, toplumların soyutladığı ve insan kıyafetini zorla çıkarttıkları bir hayatı yaşıyordu. Bugün de ölmemek için şehirlerin artıklarının toplandığı çöp konteynırlarına, gece gidiyordu. Görünmek istem...
...z çok karşımıza çıkan sanat eserleri sayesinde tanıklık etmişizdir. Günümüzde biz hala zaman zaman Rönesans’ı yaşıyoruz. Kadın hareketleri var, feminizm güçlü ve yaygın, yasalar ise işliyor diye sayabiliriz. Ama bu durum toplumun...
SOVYETLERİN PRAVDASINDAN OLİGARKLARIN PRAVDASINA: LEVIATHAN Putinlerin dünyasında yaşıyoruz bu günlerde, onlar artık her yerde. Kapitalizmin bu yeni görüngüsüne ne ad verirsek verelim, merkezsizleşen sistemin timsahları küçük, bü...
...vetli ve soğuk şehir olarak anılsa bile, o hep mutluydu orada yaşamaktan. Anıları vardı ve bu anıların hayali yaşıyordu hala. Hayallerini gerçeğe çevirme şansını almıştı elinden ailesi. Hırslı biri değildi, kinci biri hiç değildi...
...bakın, suratlarındaki rahatlamaya bakın, gözlerindeki alevlere de bir bakın. Hakikati öldürmenin rahatlığını yaşıyorlar tüm benliklerinde, gözlerindeki alevler ise daha fazlasını öldürmek istediklerinin belirtisi. Aman efendim sö...
...iği Aracataca'dan esinlenerek oluşturmuş ve çoğunlukla yalnızlık temasını işlemiştir. “1947 yılıydı. On dokuz yaşındaydım. Hukuk fakültesinin birinci sınıfında öğrenciydim… İlk sayfadaki giriş cümlesini hatırlıyorum, şöyle diyordu:...
...ta en az bir gün bu yolda yürüyüş yapıyorduk… Bunlar sadece arkadaş olmak için miymiş?” Adam gözlerinden akan yaşı fark edince hemen kadına sırtını döndü. Girdiği şoka rağmen, karşısındaki kadından utanmayı devam ettiriyordu...