...baren bana oldukça yabancı geliyor. Ve bu yabancılığın üstesinden gelemiyorum. Evdeki her şeyi, yatağımı bile yadırgıyorum ve geceleri uyuyamıyorum. Yatağın içi dikenli tellerle dolu adeta; hareket ettikçe etime batıyor, ne yana dön...
“yâd” sözcüğü
4 yazıda 5 geçiş bulundu.
yad, yada, yadigar, yadigâr, yadigârı, yadsıma, yadsınacak, yadsınamayacak... eşleşmeleri dahil edildi.
...ssetmeye başlıyorum galiba. Bank her gün olduğu gibi geceden kalma soğukla iyice kaynaşmış. Neyse ki babamdan yadigâr montum sıcak tutuyor. Allah rahmet eylesin, bana güzel anılarla birlikte bu sıcaklığı da bıraktı. İşte şu, gö...
...s: baş okşama hissiydi çoğu kez. Elini başlarında gezdirmek istiyordu; insanlar arasında böyle bir şey yapmak yadırganmasaydı. Ne tuhaftı insanların köpek gibi davranmasının müspet, insanlara köpek gibi davranmanın menfi olması. Oysa b...
...lsa mıydım diye düşündüm. Artık çok geçti. Hazırdım; ona gidiyordum. Üç katı uçarcasına indim. 98 model, baba yadigârı yeşil arabam kapının önünde parıl parıl parlıyordu. Kapısını açtım; içine girdim. Yılların kiri pası koltukla...
..., kalan bir kol saatini ömrünün hazinesi sayan kadınları çok ama çok sevin!” dedi. Herkes sustu. Kimi babadan yadigâr kalan kol saatine baktı içli içli, kimi bir tütün tabakasına, kimisi de bir tespihe... Meczup doğruldu ve gün...
...a gülümsediler ve yine tekrar aynı anda çevirdiler başlarını denize doğru. Adam, bu tanıdık hâli doğal olarak yadırgamadı. İnce bakışlarla kadını süzdü. Kadında da hiçbir olağandışı hareket göremedi. Bir balıkçı teknesi sisi yarara...
...em güçlendirmiş hem de geliştirmiştir. Bunda Lale Devri ve sonrasında Avrupa’ya giden elçilik heyetlerinin de yadsınamaz katkısı olmuştur. İngiliz kadın gezgin Julia Pardoe tarafından 1836 yılında kaleme alınan "Sultanlar Şehri İs...
...esem de kendimi, bir yolunu buluyor, gerek anahtar deliğinden beni izliyor, gerekse de kapının altından sızıp yadsınacak tüm anlarıma şahitler doğurmak istiyordu. Işığa dokunmaktan imtina ediyordum. Her gece bir an önce kapının ar...
...ı boş cennet, boş düzah, Dem akıyor zulmette, şem perişan. Bir içtenliktir, yazılıyor nameler, Seher vaktine, yâd ediliyor zerrin kadeh çiçekleri. Baran başlıyor derken gürleşiyor yaseminler, Gitmelere soyunuyor ve kırılıyo...
...sessiz Her zerresi yürekten taşan Yağmur değil Biziz, biz Bu sonbahar Damla damla kefen gaflet Geçen bahardan yadigâr Küçük elleriyle saadet Bir minik yetim kadar Bu sonbahar Şiirler de pek yersiz Sanırsın aksak bir ceylan Yahu...