...değil, parçasıdır." - Haruki Murakami Okuldan çıkmıştım. Sırtımdaki çantanın ağırlığı ile ezilmiş bir hâlde, yağmakta olan yağmuru ve hafta sonu tatilini düşünüp sevinmeye başlamıştım. Yağmur, oldum olası mutlu etmiştir beni. S...
“yağ” sözcüğü
17 yazıda 19 geçiş bulundu.
yağ, yağa, yağacak, yağacakmış, yağacaktı, yağacağını, yağan, yağar... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...ğinin tanığıydı ikisi de avaz avaz! Demek ölüm vardı. Yani, kapıyı vurup içeri girmek isteyen bu defa ölümdü. Yağmurun ansızın bastırdığı insan telaşına büründü Sevgi. Hâlbuki bu kez, yaz yağmuru değil gibiydi. Koyu bir renge ç...
...başka da arabası bomboştu. 1 tanesini kendi soyup yedi. Diğerini ise poşete attı, arkadaşının civarına koydu. Yağmurluğu üstüne geçirdi. Ne yapacaktı? Bedenini saracak her kıyafeti giyecekti. Yola çıktı. Pazar arabasını kavradığı...
...her şeyin fazlası fazla"; bereket alameti addedilen yağmur o sene kıtlığa sebebiyet verdi. O kadar çok yağmur yağdı ki, sebzeler bile çürüyüp bostanlarda kaldı. Mahsul olmayıp çiftçiler darda kalınca tacirler mallarını sataca...
doğru söyledim kovuldum dokuz gönülden yağmur yağdı, yürüdüm yağmur dindi, yürüdüm o yağmurlarda ıslanmadım alaattin sırılsıklam oldum, sırılsıklam yol ayrımlarında yalnız kalmadım yapayalnız kaldım, yapayalnız eksik kalışım b...
...bu yıl? Yerlerde sarı ve beyazın uyumu. Hadi kalk artık bu ne uykusu. Görmüyor musun? Bu doğanın coşkusu. Yaz yağmuru yağdı baharın peşi sıra. Çok kısa sürdü ama güzelce serinletti. Sular değdi içimdeki kızgın korlara. Söyledi...
...çatık kaşlı yüzü gözlerinin önüne gelince. Babası gibi değildi amcası. Soyadının hakkını verirdi her zaman. Bayağı da kızardı ona. Tek sulu yemekleri olan patatese "Yine doldurmuşsun yağı, salçayı yeğen!" diye. Ardından da o...
...aatlerce sıkışıp kaldıkları ışık almayan odaları vardı ancak bu ikisinin yoktu, hep öyle düşünecektim. Yağmur yağdığında da, çok felaket bir zaman geçirdiğimde de… Ne kadar kötü bir vaziyette olursanız olun, sizinle aynı gökyüzünü...
...a desenleri vardı. Belki de milyonlarca kez yıkanmıştı bu pantolon. Bazen leğende deterjanla, bazen dışarıda, yağmurla. Üzerinde taşıdığı notalara uygun bir şekilde yürümeye devam etti: Silik bir ahenk ile. Bata çıka metrelerce...
...ün farklı insanlar geliyordu. Beni genelde şaşkınlıkla karşılıyorlardı. Fakat sonradan seviyorlardı. Alkışlar yağdırıyorlardı. Sarhoşluğun dibine vurmuş adamların taciz sesleri yükseliyordu gecenin en geç saatlerinde. Duymuyordum. Ve b...