...ir ferahlık doldurmuştu… Yaz Çocukluğunda en sevdiğimi mevsimi, yazı beklerdi. Eriyen karlara bakıp, dinmeyen yağmurların sesini dinleyip hayaller kurardı. Köylerine çıkan o ağaçlı yol girerdi düşlerine. Dili boyanmış olarak inerdi...
“yağmurla” sözcüğü
9 yazıda 9 geçiş bulundu.
yağmurla, yağmurlar, yağmurlarda, yağmurlardan, yağmurlarla, yağmurları, yağmurların, yağmurlarına... eşleşmeleri dahil edildi.
...uzansam. Kapatsam gözlerimi. Kök salıp derinlere bağlasam kendimi. Unutup bedenimi, Ruhumla çıksam gezintiye. Yağmurla ıslanıp, Güneşle kurusam, Günden güne büyüsem. Yıllar sonra, Buluşsa ruhum ve bedenim. Aynı toprağın üzerinde...
...lmek nefes nefes Ölüm sonsuz bir sükût Deriiiin huzur Beden hapsinden kurtuluş Arınmak yedi akarkirden* Tuzlu yağmurlardan Ağrılardan acılardan Memat yegâne hakikat Kanat kanat Hakk'a vuslat Yazan: Neva Ney
doğru söyledim kovuldum dokuz gönülden yağmur yağdı, yürüdüm yağmur dindi, yürüdüm o yağmurlarda ıslanmadım alaattin sırılsıklam oldum, sırılsıklam yol ayrımlarında yalnız kalmadım yapayalnız kaldım, yapayalnız eksik kalışım bile e...
...n kahverengi ve pislikten kreme dönen küçük kare taşlarıydı. Yağmur başladı tekrar. Bizim kurbağa sesli vatoz yağmurla beraber geri geldi ve zıplayarak eve gitti. Küçükken her yağmur yağdığında Allah ellerini yıkıyor, şimşek çak...
Asit yağmurlarından ıslanmış sokaklar tanıdım Bütün heybetiyle sessizliğine bürünmüş yollar gördüm Hem çok ıslandım ben bu nazarın altında Nice yorgunluk geçirdim bak Ellerim çatladı toprağı perçinlemekten Gözlerim bir kurna başında d...
Yağmurla çürüyen, Rüzgârla yıkık Bir ben bir ağaç gibi Yeşilden enkaz oluyor mu idi? Yağmasa ne olur Zaten ıslak Zonguldak Rutubetli evlerin öğrenciliklerinde Acılarımız zerre müstehcen Genelde halkçı bazen lümpen Pinti değil de...
...tiştirip gelişimini izlerken onu beslemekten alıkoymaz kendini çünkü. Bak, bahar geldi. Her yer yeşil. Mevsim yağmurlarından pelte gibi olan narin yumuşaklığın arasından baş veren iki minik fidan. Umutların, mutlulukların çağrışımı tü...
...etmiştim, yaşamıştım. Çiçek kokularının burnumda yarattığı hissi hala hatırlar gibiyim. Akşama doğru bastıran yağmurla eve dönmek zorunda kalmıştım. O zamanlar sığınabileceğim bir annem olduğu için yağmuru dost edinmemiştim daha...
Bilmiyorum kaç kırkikindi yağmurları aktı üzerimden, kaç uykusuzluk geçti, kaç mide kazıntıları… Hani, geliversen şöyle, arada bir bile olsa; bir dal umuda tutunsam, kıyısından uçurumun… Bu coğrafyada hava hep kapalı benim gibi. B...