...sın olup olmadık bir anda bitivermişim yüreğinin en derin köşesine. Sen toz bulutların dağıldı sanırsın önce. Yağmurun dindi; Yüreğin kurudu. Artık yağmurları sadece “umut çiçeklerin” için çağırırsın. Ardından bir de sımsıcak gü...
“yağmurun” sözcüğü
24 yazıda 30 geçiş bulundu.
yağmurun, yağmuruna, yağmurunda, yağmurundan, yağmurunun eşleşmeleri dahil edildi.
Yağmur yağıyor, Arap kızı camdan bakıyor, Kimse de sormuyor, yağmurun cazibesi mi sarıyor? Bilinmiyor, çok bilinmeyenli bir denklem var aşikâr. Gökyüzünden yeryüzüne kadim yağmurlar yadigâr… Uzaklık, dünya ve ebedi âlem arası uz...
...tmişti. Ama gelecek neden vardı ki? Gelecek umutla beslenirdi. İnsan umutla yaşardı. Yüzüne düşen damlayı yaz yağmurunun habercisi zannetti. Bu, zandan ibaretti. Hüsn-ü zan etti. Geleceği, güneşli günlere gebe zannetti. Geçici değ...
...efini belirli dönemlerde bulamamış insanlarca ayrı bir sevilecekken, bu duruma hiç düşmemiş kişilerce de övgü yağmuruna tutulmuş olsun. Farklı zaman aralıklarında yazmış olduğu şarkıların sözleri ve ritimlerini incelemek istersen...
...miyoruz. Övgü, emek karşılığında, daha fazlasını talep edenlerin mi yoksa sağlam bir şekilde bizleri eleştiri yağmuruna tutanların sunduğu ücret midir? Hangi çizgiden ayağımızı beriye çektik de kutsanmış ücretlere dahil olduk, ne...
...ediyor. Şapkası yamalı bir adam köşedeki bakkalla bir şeyler konuşuyor, şapkasını kulağına kadar kapatan adam yağmurun habercisi mi ne? Hızla serpilmeye başladı damla damla, derken hızlandı, etrafta sıçan gibi ıslanmış ve bir ye...
...ğinin tanığıydı ikisi de avaz avaz! Demek ölüm vardı. Yani, kapıyı vurup içeri girmek isteyen bu defa ölümdü. Yağmurun ansızın bastırdığı insan telaşına büründü Sevgi. Hâlbuki bu kez, yaz yağmuru değil gibiydi. Koyu bir renge ça...
...sahip olmanın verdiği huzursuzluk” anlamına gelmektedir. Peki, madem huzursuzluk kaçınılmaz ise, yani o polen yağmurunda acı çekilecekse, bu huzursuzluk başlamadan önce yaşanan korku ne amaçla yaşanmaktadır? Hezeyanları bir düşünü...
...rı leblebi almayı ihmal etmemişti. Birasını içip leblebi yerken asfalta düşen yağmur damlalarını dinliyordu. “Yağmurun kokusunu içine çekecek toprak bile bırakmadılar” diye düşünüp ağız dolusu küfürler etti kentini yönetenlere....
...yani kendisinden hareketle anlatması şeklinde karşımıza çıkar. "Dün yolda gördüm. Pek bir yorgundu. Çiseleyen yağmurun altında pardesüsünün yakalarını kaldırmış, elinde bir file ile evine dönüyordu. Çoklukla özenip bir türlü baş...