...e şimdilerde yıkılmış Galata Surları’nın dışında, tersane yolu üzerinde bulunurdu. Çarşı sokağının ortalarına yakın bir yerden iki dükkan arasındaki daracık bir geçitle Zotiko’nun Meyhanesi’nin bulunduğu arka sokağa geçilirdi...
“yakın” sözcüğü
185 yazıda 228 geçiş bulundu.
yakın, yakına, yakınacak, yakınacaktı, yakınan, yakında, yakındaki, yakından... eşleşmeleri dahil edildi.
...attığı bütün oturak alemlerinde Hıdır vardı. Seyrediyordu oğlanı, açlıkla, arzuyla, aşkla. Uzaktan bakıyordu, yakından bakıyordu, dokunmak her seyirden sonra daha fazla ihtiyaç halini alıyordu. Nuri göbek atıyor, herkes onu seyr...
...menliğinde sergilenen bu oyun, son kez 1 Nisan 2007 yılında Savaş Dinçel’in vefat gününde sergilenmiştir. Çok yakın dostu olan Müjdat Gezen kendi okulunda onun için yaptırdığı tiyatro sahnesinin açılışını bu oyunla yapmıştır....
...cek türden bir beyefendilik sergileyerek. Ece adamın konuşma üslubundan ve kafası uçmuş olduğundan hissettiği yakınlıkla adamın yanına oturup "Sanırım, peki neden kayboluruz?" diye karşı bir soru sordu. Adamın yüzünde bir tebessüm...
...rla geçirirken aynı zamanda ne kadar yozlaşıyor, hayattan uzaklaşıp asosyalleşiyoruz. Jonze, son filmi Her’de yakın gelecekte karşılaşabileceğimiz türden romantik bir öyküyü ele alıyor. Bir dünya düşünün ki insanların yapması...
...seriye rastlama olasılığıyla insanın gözünü korkutuyor. Gerçi bu tipide insan önünü zor görüyor. Seçim zamanı yakın olmadığından tuzlama da yapılmamış, adım atılabilecek her yer buz tutmuş gibi. Yere düşüp, kafamı bir yerlere...
...orkunç kısmı ise ölmek değil; yaşadığımı zannediyor herkes! Ve sen! Tanrı aşkına bir ışık üretecine, umduğuna yakınsak bir ışık üretecine rastlarsan; eli kaybetmek pahasına olsun o masadan kalkma. Eli kaybedersin belki ama ışığı...
...n hayatımda; Gelişin karanlık, gidişin aydın. Aydın sen bazen Etrafındaki yıldızları sayardım Ne çoklar öyle. Yakınlar sana, ne güzel. Merak etme, uzaktayım ben hep. Dokunamam, korkma. Tutulduğun günleri hatırlat bana. Saçlarına...
...amamasının sebebi onun kadar sakin ve dikkatli bir okuyucu olmamasıdır. Felsefe politika veya din ile uzaktan yakından ilgisi olmayan Ağca önce Camus sonra Sartre en son da Beauvoir'in kitapları üzerine yoğunlaşır. Felsefi olara...