...ğın çiçek çiçek papatyaydı. Sanki tüm kırları dolaşıp toplamışlardı onları senin için. Kimden diyordun çökmüş yanaklarına vuran allardan utanarak. Ondan mı ondan mı diyerek uyandın. Oysa açılmak üzere olan bir kapının önündeydin ve...
“yanaklarına” sözcüğü
12 yazıda 12 geçiş bulundu.
...lçmek zorunda kalırsam kuruntuları yaşarken babam başını çevirdi. Gözlerinden süzülen birer damla yaş, çökmüş yanaklarına doğru yol almıştı bile. - N’oldu baba? Neden ağlıyorsun? - Ben gümrükte çalışırken dünyanın her yerinden gemi...
...fak masasına kahvaltılıkları dizecekti. Kızı kalkacaktı sonra, ıslak günaydın öpücükleri konacaktı gülümseyen yanaklarına. Belki tost, belki yumurtalı ekmek yapacaktı ona. Ekmek kızartacaktı mutlaka, üzerine tereyağı ve ayva reçeli...
...zindanından alıp götürerek konuştu: "Merhaba." Uzanıp saçlarını okşadım, "Ne kadar tatlısın sen." Biriken kan yanaklarına pembelik kattığında daha da sevimli hâle geldi. "Ne yapıyorsun burada?" diye sorduğumda yanıma oturdu. "Sakla...
...ne. Kaldırsın şu sofrayı, günahtır.” dedi mahkeme suratlı adam. Ekşimiş ayran suratlı kadın arlandı, alnından yanaklarına doğru yol alan terini dastarının köşesiyle sildi. “Tıkınmaymış! Sanki dişlerim kesiyi de. Tabii senin tuzun k...
...an’ın dizine elini koydu. “Çocuklarını özledin sen yine.” Başını öne eğdi Sultan. Uzun kirpiklerinden, solgun yanaklarına düşen yaşlar koğuşun loş ışığıyla parladı. “Çocuklarımı, çocukluğumu ya da her şeyi… Bilmiyorum. Özlemeye kor...
...iş gibi davranmaya çalışırken gözlüğünün altından izledin evi terk etmelerini. Gelip birer öpücük kondurdular yanaklarına sadece. Güçlü gözükmek için bacağını benim bacağıma nasıl da yapıştırdığını bugün gibi net hatırlıyorum. Kapı...
...re basmıyor. Odadan nasıl çıktığını, asansöre nasıl bindiğini hatırlamıyor. Aynadaki yüzü inceliyor dikkatle. Yanaklarına şaplak atıyor. “Düş değil lan! Karı beni odasına çağırdı. Breh breh.” Gece neler olacağını düşününce yine eri...
...irecek Güneş’i nasıl sevecekti? Gece meltemi burnuna tuz kokusunu dolduruyor, gözleri yanıyor ve tuzlu yaşlar yanaklarına doğru akıyordu. Denizdeki bu çocuğun gözlerini tuz mu yakıyordu, yoksa başka bir şey mi yakıyordu, bilmiyordu...
...k kudreti şu iki küçük mavilikte buluyor, belli belirsiz bir yerleri kaşınıyor, sakinleşmek için parmaklarını yanaklarına götürmek ihtiyacı duyuyordu. Dahası kendindeki bu garip, tuhaf ve bambaşka tonla hissiyatı tarif edememesi si...