...ıyormuşçasına sandalyeye çökecek, acımasızca ona armağan edilen gözyaşlarını görmezden gelmeye çalışarak beni yanına çağıracak ve akşam yemeğini birlikte yiyecektik. Ama o gün ben o kırık dökük oyuncaklarımla oynarken annem ma...
“yanına” sözcüğü
207 yazıda 311 geçiş bulundu.
...vaşının içinde rehnedilmiş kaygılarla dolup taşmıştı. Dert işte, her yeni doğan günde katmerleşerek sokulurdu yanına. Başı biraz sıkışıktı, borçları ise omuzundaki yükü ve kafasındaki kiri unutturup vurduğu kamçılarla sahip ol...
...vinde ölü bulunduğu haberi ile çalkalandı. Anlatıldığına göre Davut, zevcesi ile mahdumlarını köye, babasının yanına gönderdiği günün ertesinde, gece vakti sobadan çıkan gazdan zehirlenerek ölmüştü. Zaptiyelerce yapılan tetkik...
...Nerede bizim o eski Centaur'ların birbirlerine ok atmaları deyip iç geçirdim. Gördüğüm en adam akıllı geminin yanına bizim külüstürü park edip içeri girdim. Beni karşılayanlara "götürün beni kaptan köşküne" desem de, tuhaf bir...
...adam artık pes etmişti ve kurtulmaya çalışmayacağına kendini ikna etmeye uğraşıyordu. Ev sahibi, genç adamın yanına oturdu. Gözünü ondan ayırmamaya kararlı görünüyordu. Bir an için göz göze geldiler ve bu etkileşimi bitiren d...
...m sağlamış olan Ufuk Sarı, Yakup Turgut, Buğra Özenç, Selin Timuçin, Nazlı Ulusoy gibi tiyatro sevdalılarının yanına ekibe yeni gelen Emre Can Güler ve Ayşegül Yücer gibi isimler hiç sırıtmadan Doğuştan Oyuncular Tiyatro Toplu...
...n; neydi ölümün ötesi, biz derken neden birinci çoğul şahısı tercih etmişti, tüm bu düşünceler içerisindeyken yanına gelen ihtiyarın iniltisi ile kendine gelmiştin. O kadar yaşlıydı ki ellerinin kırışıklığına bakamıyordun, san...
...her daim sis duman yarattığı bir yerdi. Basir hoca rahlenin başına oturur, misafirleri ve sorunlarını dinler, yanına istiflenmiş kitaplara bakar gerekliyse muska yazar yahut derdin devasını, bulunmak istenilenin yerini söylerd...
...lecek olursa geniş bataklıklara varılır. Bataklıklar yaz aylarında fıkır fıkır kaynar. Kirli, pistir. Kokudan yanına yaklaşılmaz. Çürümüş saz, çürümüş ot, ağaç, kamış, çürümüş toprak kokar. Kışınsa duru, pırıl pırıl, taşkın bi...
...üstü bembeyaz oluyor ve sanki yağan tipi, kahkahalar atarak acımasızlaşıyordu. Artık eski yerine, arkadaşının yanına dönecekti. Geldiği yoldan yürümeye başladı. El arabasını zoraki çekiyor ve karın doldurduğu sokaklardan geçir...