...dönüp duruyordu. Çetin doğru söylemiyor olabilir miydi? Kocası nasıl da kesip atmıştı birdenbire. “Çocuktur, yapmış işte,” deyip bir daha asla konuşmamıştı. Bir süre sonra Nuriye annesinin yanına gelmiş, dolanıvermişti etekli...
“yapmış” sözcüğü
68 yazıda 73 geçiş bulundu.
yapmış, yapmışlar, yapmışlardı, yapmışlardır, yapmışsa, yapmışsın, yapmıştı, yapmıştık... eşleşmeleri dahil edildi.
...aleplerini yetkililere duyurmaya çalışıyorlardı. Serap onları tanımıştı. İki gün önce işten çıkış işlemlerini yapmıştı. Kimse fark etmese de çatıdan inen pvc borunun ağzından dökülen yağmur suları usul usul kaldırıma yayılıyordu...
...stemlerin analiz ve detaylarını sorarız. Bunu yaş grubuna göre kademe kademe öğretiriz.” Sonra özgüveni tavan yapmış bir ifade altında “Hiçbir spor beden gücüyle kazanılmaz.” diye ekledi. Elbette işaret parmağıyla kafasını işa...
...“Dedem, yanında çalıştığı köklü, zengin bir aileden gelen tüccardan almış. Zamanının en iyi ustalarından biri yapmış masayı. Sabah kahvaltısında, akşam yemeğinde tüm aile masaya otururmuş. Nedendir bilmem vefat ettiğinde masay...
...gelirin azalması göze batmamış, ama yine de adam hem bugünün hem de yarının açlığını düşünerek daha çok stres yapmış, kelimelerle ifade edemediği sebeplerden dolayı anksiyete bozukluğuna doğru uzanan bir yola girmiş, hayat da...
...iyorum ama. “Eğilen boyun düzlenmez, baştan eğmemek gerekirdi,” diyor kafamdaki ünlem işaretleri. Ben de öyle yapmıştım o lise yıllarımda. Elimden gelenin en iyisini. Gece ikiden sabah yediye kadar gaz lambası ile kalemimin, deft...
...rayı bir edebiyat ve sanat merkezine dönüştürmüştür. Burada çeşitli sanatçılarla edebiyat ve sanat sohbetleri yapmıştır. Buradaki sohbetlere katılan bazı sanatçılar şöyledir; Yahya Kemal, Recaizade Mahmut Ekrem, Tevfik Fikret, Ab...
...e makina sesleri de yükselerek batıya geldi Batı sonunda aydınlandı adeta ama bir şey yapamadı Sahi daha önce yapmış mıydı? Sanırım 10-12 yaşında sokakta oyun oynardım benden yaşça büyük ve küçüklerle Bir yaşıtım vardı ve onun...
...doğru gidiyordu. En bildiği yerden ayrılmış, hiç görmediği, başına ne geleceğini bilmediği bir dünyaya geçiş yapmıştı. İçinde tarifsiz bir korku, hiç geçmeyecek sandığı bir merak ve çokça özlem vardı. Oturduğu yataktan öne doğr...
...k, pürüzsüz. Üzerinde saksıda çiçekler, korkusuzca çizilmiş, güneş altın fırçasını dünyaya uzatıp bir dokunuş yapmış; sarı. Doğa her zaman sanatı besler. Vücut, olabildiğince canlı, bir eserin taşıyıcısı olmaktan memnun, vakur...