...karken kırmızı gül istemiştim. Onlardan da vazgeçtim, artık istemiyorum. Yeter ki o gelsin. Cici annem elinde yarım pide ve kapalı ayranla ayağını sürüye sürüye tekrar geliyor. Ayakucuma oturuyor. Zorla yedirmeye çalışıyor ge...
“yarı” sözcüğü
54 yazıda 69 geçiş bulundu.
yarı, yarıda, yarıdan, yarık, yarıklara, yarıklardan, yarıktan, yarıladığının... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
.... Beni adeta içine çekti. Bir müddet yerimden kalkmak istemedim. Evin sıcaklığıyla uyuyakalmışım. Gecenin bir yarısı ve uykumun tam ortasında bulutlardan düşen damlaların habersiz misafir gibi çatıma tek tek dokunmasıyla uyanm...
...arına da değinirim ya da kim olmadıklarına… Seni özlüyorum Müjgân, çünkü kimseye anlatamıyorum. Neyi anlatsam yarım kalıyorum, ne zaman konuşmaya başlasam, beynimin içinde sesler duyuyorum. Anlatamıyorum! Olup biteni, başıma...
...n güzel insanlarını. Tevfik Fikret'in sis içinde boğduğu, güzel bir fahişeye benzettiği İstanbul'u. Saat gece yarısını biraz geçmiş. Kadıköy - Moda sahili- kayalıkları insan kaynıyor, temmuzun sarı sıcak gecesinde. El ele bir çi...
...n su döktüğü kısmı ıslaktı, dünden kalmış olması imkânsızdı. Sıcaktı buralar. Toprağa dökülmüş bir şişe sudan yarına eser kalmazdı. Etrafına bakındı, bakınsa da bir şey göremedi. Suyu dökmedi toprağa. Sadece taşın etrafında dö...
.... “Ama bu çayları siz sipariş etmiştiniz.” Fularlı adam anlamamış gibi garsona bakmaya devam ediyordu. Garson yarı tedirgin bir şekilde bardak altlıklarını ve bardakları masaya koydu. En son da şeker kabını koymuştu. Ceketin...
...tanımadığım bir insanı ölümden kurtarmış ve muhafazakâr görüntüsüne aldırmadan onunla içmiş şimdi vakit gece yarısına bu kadar yaklaşmışken beni bırakıp gitmiş ve ardından aldığım darbe haberi? Hangi birinin mantıklı açıkla...
...erek daha önce bir milyon kere bıraktığın gibi yine yerlerine bırakacaksın bir bir. Bir çocuk ölecek bir gece yarısı, bir annenin kalbi taş bağlayacak, bir sela sesi senin kalbinin sesini dağlayacak ve sen onca şeye rağmen yan...
...leri ağzında yuvarlayarak, dudaklarını eğrilte eğrilte okumuştu yazdıklarını. Sesini beğenmemiş olmalıydı ki, yarıya gelmeden başa dönüp tekrar tekrar okuyordu. Son öksürüğüyle balgamdan temizlenen boğazında ellerini gezdirdik...
.... Şehri kucaklayan o tepede ip atladığımız hani. Çocukluğumuzu birbirimizin gözüne sokup, mızıkçılıklarımızın yarıştığı... Sanki aynı mahallenin bitirimleriydik de çömelip kana kana içiyorduk çayları, su içer gibi. Hiç yorulmadan...