...serçe gibi değildi o. Rahatça havalanıyor, yere tekrar iniyor, sonra tekrar göğe uçuyordu. Şimdiye kadar hiç yaşamadığı bir şeydi. Bu özgürlüktü… Son atlayışta yattı yatağına. Sevgi Teyzenin her akşam söylediği masal vurdu aklını...
“yaşama” sözcüğü
88 yazıda 117 geçiş bulundu.
yasama, yaşama, yaşamadan, yaşamadı, yaşamadım, yaşamadığı, yaşamadığım, yaşamadığımızı... eşleşmeleri dahil edildi.
...mek bir kadının yapabileceği son şeydi. Evli ve üç çocuk annesiydi Meryem. Batman’ın yerle yeksan bir köyünde yaşama zorunluluğuna sahipti. Dünyanın en tehlikeli şeyini yapmıştı bir zamanlar. Sevdiği erkeğe kaçmıştı. Kardeşler...
...kitaplarım varken, yine okunmamak üzere kitap almayacaktım. Hem artık eskisi kadar okumuyordum ve bu gerçekle yaşamayı öğrenmiştim. Bir heves başlayıp yarıda bıraktığım onlarca kitaptan sonra, belki de ara vermek en doğrusudur,...
...ya Gırtlağıma kadar dolayım Sevgi mutfağında hep seninle olayım. Biliyor muydun? Ben bir aşk ölüsüyüm; Ölüler yaşamazmış öyle mi! Peki, ben nasıl yaşıyorum? Bak nabzımdasın atıyorsun Kanımda sen dolaşıyorsun. Bir dursan ölürüm Nab...
...a akıl erdiremez çünkü o, özgür düşüncenin, toplum baskısının bu kadar yoğun olmadığı bir ülke olan Fransa’da yaşamaktadır. Duyduklarından sonra da savaşa katılıp katılmamanın bir seçim olduğundan bahseder. Belki de Fransa’da bu kad...
...ulağına fısıldasam her şeyi Ne yazacak kâğıtlarım Ne de yazdığımı sığdıracağım şişem var Öyle bir yerdeyim ki Yaşaması yasaklanmış bir hayatım var Sana ağır gelen bu yağmurlar Ferahlatıyor avuç içlerimi Nasıl bir yasaklık ve nas...
...ı, uzaklara doğru göç ediyordu. Aralarından süzülen güneş ışığı ise gözlerimi alıyor, göz kapaklarımı kısarak yaşama ince bir çizgiden bakmaya çalışıyordum. *Sanırım istediğim bu değildi. Karşıda damlar, aşağıda pencereler ve...
Biz insanlar niçin kendimize cam fanuslar inşa ederiz yaşamak için? Neden güneş kadar aldatıcı, ay kadar güzel ve en az bizim kadar kırılgan bir maddeye birbirimize ve kendimize güvendiğimizden daha çok güveniriz? Biz hep korka...
...kemiğine ulaşan mızrağın verdiği bir anlık zevki hissetti ve sonra acıdan aldığı hazzı. Belki de tatlıyı hiç yaşamadığından yetindiklerinin alışkanlığı idi. Öyle ya sefiller yetinmekten zevk alırlar. Bir şeyin diğer türlüsünü bilmiyo...
...ıyla. En güçlüden daha güçlü hissetmemiş miydi kendini, romanın son sayfasını okuyup gülümseyen yaşlı kadının yaşama sevincine tanık olduğunda. Ya gençler, onlara yazık olmaz mıydı? “Gönül bu, ferman dinlemez” demiyor muydu ya...