...se sarılır olmuştum Biliyor musun, sanırım bu durumdan çok memnundu Abi diyordu, sen ne kral adammışsın meğer Yaşıyor gibiydim Nefes alıyordum Önemsiyordum Akşam yemeklerini tostla geçiştirmiyordum Ne varsa çift kişilikti artık...
“yaşıyor” sözcüğü
44 yazıda 48 geçiş bulundu.
yaşıyor, yaşıyordu, yaşıyorduk, yaşıyordum, yaşıyordunuz, yaşıyordur, yaşıyorken, yaşıyorlar... eşleşmeleri dahil edildi.
...s kokuları sinmişti sanki boyalara... Burada sayısız kokular vardı, kimden kalmış bilinmiyor, ama izleri hala yaşıyordu...
...saçlarım Allah bilir ömrüm ikindiye ulaşmaz Ne yapacaksın ulaşsa da sensiz bir anlamı olmaz Senin gözlerinle yaşıyorum yoksulluğu Sonra sesin, içimi parlatan Ve bir de iki günün hatırına sevişmemiz, Karanlık sulara doğru Ne olac...
...etorik söylevinden bu çıkarıma varırız. Filmde sık yinelenen replik, "Yaşamasının ne önemi var? Kim gerçekten yaşıyor ki?" sözü görüşü destekler niteliktedir. Kopya olarak Rachael, yaşadığını sandığı ama ait olmadığı anılarıyla...
...vefat edinceye kadar onu tanımamıştım, ne kadar büyük bir insan olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum. Ben köyde yaşıyorum, maddi durumu iyi birisi değilim, hatta veliler toplantısına geleceğim zaman bile sıkıntıya giriyordum. Benim...
...z acıyı en derinlerde yaşar. Kız yine ikinci seçeneği seçmişti. Acısını hayatını sürdüremeyecek kadar derinde yaşıyordu. Kız, evden çıktıktan sonra adresi hafızasında canlandırmaya çalıştı. Gözlerinin önüne, küçük bir çocukken an...
-Vol.26- Anlaşılmak için değil çoğumuz merak ettiğimiz için yaşıyoruz. Sonunda ne olacak, neresi gelecek ve bunun derinliğine düşmeye devam ediyoruz. Bu düşmeler kimilerine yarar getirir iken kimilerine zarar getirebilir. Misal,...
...e çocuklarının ne de eşinin yüzünü görmüştü. Bir oda dolusu kitabı ile birlikte, sosyal yaşamdan izole olarak yaşıyordu. İçerisinde bulunduğu durumu çözebilecek bilginin bu kitaplardan bir tanesinde olduğuna ve onu bulduğunda hay...
...komşuya gidişimiz gibi. Çünkü bizim sokaktaki bütün evler birbirinin aynı gibiydi; çünkü herkes aynı yoklukta yaşıyordu ya da yaşadığını zannediyordu. Az sonra olmuş, kapıya Sedat amcanın iş yerinden getirdiği mavi Toros yanaşmış...
...yor, ayrı bir hayat kuruyor. Bu puslu toprakta, sisli yağmurda bir başıma bırakıyor beni. Gök! Ben bunu neden yaşıyorum? Ey gizemsiz gölgeler, silüetler, “hani kuşlar ağaçlar, bin bir renkli çiçekler...” Güzel mi kokmuyorlardı ya...