...atı terbiyesi almış, haklarını savunan, sanatçı, çekici, savaşçı kadınlardır. Kadınların edebiyattaki gücünü, yazdığı ilk eserlerde bile öyle bir oluşturmuştur ki, mücadele döneminde yazdığı siyasi romanlar ve çalışmalar, kadın...
“yazdığı” sözcüğü
58 yazıda 70 geçiş bulundu.
yazdığı, yazdığım, yazdığıma, yazdığımda, yazdığımdan, yazdığımı, yazdığımız, yazdığına... eşleşmeleri dahil edildi.
...m. Bilmem kaç saattir. Hani bazen hiçbir şey yapmama isteği doldurur ya insanın içini... Hoş, niye bu şekilde yazdığımı bilmiyorum. Belki sadece benim hissettiğim bir duygudur bu. Son zamanlarda bunu ne kadar sık yaşadığımı düşün...
...anlıyorum. Aşklar yitirdim, sevdiklerimi yitirdim ve keza hayallerimi yitirmekten korktum; yazdım. Ağlayarak yazdığımı, gülerek yazdığımı, hissizce yazdığımı biliyorum ancak ilk kez her gözyaşı damlam akarak kalbime nüfus ediyor...
...u sonradan öğrenecektim- yanıma geldi. “Nedir o?” diye sordu. “Komutanım, bu mektup Ali Rıza’nın ölmeden önce yazdığı mektup. Katilinin adının yazdığı mektup!” diye avazım çıktığı kadar haykırdım. Aldı eline mektubu. Amirin oku...
...atın bazı kısımlarında geriye dönüşler yapılıyor. Ve başyapıt denmesinin sebebi olarak kitap sadece arkasında yazdığı gibi anarşizmden bahsetmiyor. Kitap anarşimzden besleniyor, kapitalizm, bireyselcilik, feminizim, devlet, ail...
...meymenet yok herhalde ondan. Bir yakalasam ah bir yakalasam ona neler yapacağımı hayal bile edemiyorum. İlk o yazdığı eserleri yakardım gözleri önünde, bu ona çok acı çektirir. Bu onu yakmaktan daha fazla acı verir ona eminim....
...anason kokusunu hep sevdi. Kelimeleri seçerken arada bir ‘hoh’lar, kokuyu içine çekerdi. Çektikçe daha güzel yazdığını düşünürdü, düşündükçe daha çok özlediğini, özledikçe daha çok yazdığını, yazdıkça da özlemini giderdiğini. Tu...
...ı da. Biliyordum… Bir mektup açacağım yoktu. Mektuplaştığım birkaç arkadaşım vardı ama yılda hepi topu üç kez yazdığımdan hiç ihtiyaç duymamıştım bir açacağa. Zarfın yan kenarından makasla ince bir şerit kesiyordum, içindeki kâ...
...de havada uçuşan gülücüklerine bakılırsa araları iyiydi belli ki. İşte geliyordu satırları konuşan adam. Her yazdığı öyküyü okuduktan sonra üzerine saatlerce, bazen de günlerce düşünürdüm. İçten bir gülümseme ile, “Merhaba del...
Zarı patlamış Konstantinopolis’in Beyatlı’nın yazdığı zamanki gençliğini kaybetmiş Eskiden siyah-beyaz İstanbul fotoğrafları Şimdi renksiz, zevksiz insanları İstanbul’u gözlerim kapalı dinleyemiyorum artık Kanık Yaprağı düşecek...