...bakamadım hiç uçsuz bucaksızca. Korktum hep, bilmiyorum neden ama çok korktum hep denizden. Sense okyanuslara yelken açtın. Sen yağmura dokunmayı nimet saydın ben bulutlara özlemle yaşadım. Ve dostum sen beğenip uzaktan izledi...
“yel” sözcüğü
8 yazıda 8 geçiş bulundu.
yel, yeldeğirmeninde, yelek, yelekleri, yelelerine, yeleli, yelesindeki, yelesini... eşleşmeleri dahil edildi.
...tazelememi ister miydiniz hanımefendi?’ diye sordu. - Sağ olun teşekkür ederim. Garson arkasını dönüp gitmeye yeltenirken, kuvvetini toplayan Ziya tüm gece balgam çıkarmış biriymişçesine boğuk ve iç karartıcı sesle: - ‘Ölmüş.’ dedi...
...esteklediğini ima ettikleri sahne, Deckard'ın piyano başında hayale daldığı ve kesif bir ormanda ağır çekimde yelesini dalgalandıran bir Unikorn gördüğü andır. Pek ala romanda buna benzer destekleyici nitelikler barındırabilir....
...kırık güvercin diye çağırdığım zamanlar seni gözünün akında gördüğüm kan yanığı çöl sıcağı bir de geç kalmış yelkovanın gösterdiği nöbet saatleri. 4. açıldı gözleri körün, baktı ki herkes kör dünya ve diğerleri bütün kuyular ve k...
...nce hep beklendiğini biliyordu bu yüzden. “Bir bir geziyorum ölümleri, gecenin bakışları arasında. Sabah göğe yelken açıyorum, gündüzler tanımıyor beni nasılsa. Aynalarda yürüyorum bazen, martılarla düşüyorum denize; dudakları...
...kadar net iken ilerlemede allegro hızına erişemiyorsak, bir bestenin nakarat bölümünden fazlasını ezberlemeye yeltenmiyorsak, bu işlere harcanılan emek, her geçen gün, daha da fazla miktarlarda çöpe atılmış olmuyor mu? Boğuşmaktan ve...
...anlamıştı artık. Bir an elini saatin camını kırarak içine sokabileceğini düşündü. Hem böylece saatin akrep ve yelkovanını birbirine çarpıştırabilecek, ikisini istediği an eliyle ittirebilecek, bir ileri bir geri çevirebilecek ve ha...
...kullanıldıkları yer ve kullanım amacına bağlı olarak çok değişik gruplandırmalara gidilebilir. Buna mukabil, yelpazenin geniş bölümünü kaplayan endüstriyel üretim maksatlı olanlarını bir kenara bıraktığımızda, kalanların Ritüel v...
...bindi gelin atına, dükkana kaçamak baktı göremedi Artin'i, içini çekti, mendili sıktı avucunda süslenmiş atın yelesindeki boncuklara baktı bir süre sonra bir daha görüp göremeyeceğini bilmediği Sarız'a baktı başını çevirip, ağlamay...
...dağların kıyıya dik uzandığı bir coğrafyanın eteklerine bıraktı kendini... Her veda yeni başlangıçlara açılan yelkendir fakat o kadar çok kaybetmiştim ki artık gemiyi bekleyecek değildim. Kocaman bir kara delikti hayatım ve herke...