...gitmeyi düşündüm o an. Beni içeri davet etmesiyle bir an afalladım. “Uykun var, boşver.” desem de ısrar etti. Yemyeşil davetler, bırakılıp gidilebilir miydi? *** Sabah olunca evine gitti delikanlı ve kafesin içinde unuttu anahta...
“yem” sözcüğü
13 yazıda 14 geçiş bulundu.
yem, yeme, yemeden, yemedi, yemedik, yemedikçe, yemedim, yemedin... eşleşmeleri dahil edildi.
...ra şehrini altına tekerlek koyup yürütüyorlar. Devasa bir yapı ve her kent, kasaba yaşamak için bir başkasını yemek zorunda. Onları yakalayıp parçalara ayırıyorlar, malzemelerinden yararlanıyorlar, tarihi eserlerini koleksiyo...
...flarımda bir doluluk ve delilik belirtisi var. Kendini koyun gibi sürüye katmak isteyenler ise cabası. Onlara yem mi vermeliyim, yoksa sürümle beraber bu tepenin leziz otlarını mı hediye etmeliyim? Nefes almalarımda bir hış...
...ür gerçeği örtmez, yalanı besler. Faili meçhul cinayetlerin kansızlığı kadar sizin doğumlarınız faili meçhul. Yemeyi ibadet sayıp yedirtmeyi farz kıldınız; ‘yiyorlar’ diyeni vandal, ‘yiyorlar ama çalışıyorlar’ diyeni yandaş ya...
...Hissettiremeyen film; seyircinin yüreğine erişemez, gönül telini titretemez. Bu tıpkı, malzemesi mükemmel bir yemeğin tuzu-biberi katılmadan pişirilmesine benzer, lezzetsiz olur. Altın Portakal'dan 'En İyi Film Ödülü' çıkarabil...
...şır ipi olarak kullandığında; kıyafetlerinde çok ütülenmesi gereken izler kaldığını, tost makinesinde yaptığı yemeklerin tadının belli bir zaman sonra hep aynı olduğunu ve kettle ile duş aldığında ise baş ağrısı çektiğini fark ett...
...rdı, iki tane tepeli kanarya, Nuri dükkanda yalnız kalınca uzun uzun konuşurdu onlarla, kafeslerini temizler, yemlerini sularını tazeler; sabahları günaydın, kapatırken iyi geceler dilerdi. Kız Nuro peşine düşen oğlancıları şikay...
...bam da şimdi eskiden kalma birkaç arkadaşıyla kaçak mal satıyor. Annem ilgilenmiyor ne yaptığı işle ne yediği yemekle ne de giydiği ütüsüz gömlekle. Yaklaşık 3 yıldır böyle bu durum. Annemin 3 yıldır mezarı var anlayacağınız, s...
...r türlü sevemedim şu mevsimi. Sözüm yok yağmuruna-karına, hatta ekinsiz tarlalar ve yapraksız ağaçlara, karda yem arayan serçe kuşlarına bile sözüm yok ama yuvasız çocuklar yok mu? işte! onlardan yana sözüm. Sevgiyi tatmamı...
...akımın, köşe bayrağı dibinde top saklayan oyuncusu gibiydim; nefret ve çaresizlikle yoğrulmuş klişe bir dayak yemekle meşguldüm. Cüzdanımı, telefonumu ve saatimi kendi mekanlarından; yani cebimden ve kolumdan alarak -çaldılar d...