...bir toplumda yaşadığımız gerçeği var. Birkaç ana renk sunuyorlar, şimdi haklarını yememek gerekir. Onları her yerde görüyoruz, her yerde sesini duyuyoruz, her yerde konuşuluyor ve bununla yetiniyoruz. Görülmesi, duyulması, ko...
“yerde” sözcüğü
295 yazıda 385 geçiş bulundu.
yerde, yerdedir, yerdedirler, yerdeki, yerdekiler, yerdekilere, yerdekileri, yerden... eşleşmeleri dahil edildi.
...aycı körüğünü ayağıyla körükleyip ucuna kelepçelenmiş hortuma hava basarken diğer taraftan Davut'un bulunduğu yerden görülmeyen başka bir adamla havadan sudan sohbet ediyordu. Bu esnada, başka bir adam körükçünün hemen önündek...
...kınızda çok şey biliyoruz.’ Jacob konuya daha fazla dalmamak için ‘tarlalar demiştiniz.’ dedi. Isabel kaldığı yerden devam etmeye başladı. ‘Evet tarlalar. Bu fabrikada olduğu gibi dünyanın çeşitli yerlerinde bu tarlalardan me...
...onusundaki maharetleri bu dünyada yaşayan başka hiçbir canlıda yoktu. Nuri ilgilenmiyor hava ile insanlar her yerde sadece soğuktan bahsediyorlar çille -peçe bitmedi ki kırk gün gele-geçe'ye kavuşsak diye bekleşiyorlar. Hıdır...
...çok değerlidir. Bilmiyorum, belki de ben abartıyorum. Karpuzumu kemirirken bir ses duydum. Kafamı çevirdiğim yerde parlayan gözler vardı sadece. Gecenin rengindeki kediyi elimle ve biraz da sadece onun anlam verebileceği bir...
...vat, canı çürüyesice kavat" diye söylendi Artin. Kuşlar birbirlerine gagalarını sürdüler, ötüşmeye kaldıkları yerden devam ettiler. "Hıdır İstanbul'da birlikte geçirdikleri ilk sonbaharı sarının turuncunun kırmızının sonbahar...
...lmediği boğulan adamı aramış, bulmuş da fakat adam beklediğinden çok ağır çıkmış, Hemi çekmiş adamı yapıştığı yerden alamamış, çekmiş, alamamış, ayakları dolan su yüzünden yerden kesilmek üzereyken son bir güçle asılmış yakala...
...lmak için sorup soruşturuyor, fikir yürütüyor, kapı aralarında, kahvelerde, iki kişinin bir-araya geldiği her yerde, 'Nuri' ve ailesinden bahsediyordu. Dedikodu bulaşıcı idi, dedikodu bir kere başlamayagörsün kendini çoğaltıp...
...ı. Şöminenin karşısında oturuyordu. Etrafı camlarla kaplı, yer ve tavan siyah, küçük bir bar, deri koltuklar. Yerdeki logar kapağına gözü takıldı. Her şey siyahtı. Işıkların da siyah olacağını düşündü, şömineden gelen ateş çok...
...issediyorum her zerresiyle, duyuyorum, hayal olamaz diyorum; gerçek hepsi. Elimde tutuyor, gözümle görüyorum. Yerden bir avuç toprak alıp yanaklarıma sürüyorum. Ufacık taşlar dağlıyor yüzümü. Keşke, keşke bir kâbus olsaydı bu...