...leyene sor, işlemek ne zor… Kaftan sırtımda yük mü, mertebe mi? Taşıyana sor, anlamak ne zor… Büyüklüğü kadar yere sürünür, Yürürken tutmasını bil çamura bürünür, Yüreğinin atışını göğsüne, yaşını sildiğin bileğine, Cesareti...
“yere” sözcüğü
359 yazıda 582 geçiş bulundu.
yere, yerebatan, yerel, yerelden, yerenlerin, yerer eşleşmeleri dahil edildi.
...yacak. Canın o kadar burnunda olacak ki söyledikleri vız gelip tırıs gidecek belki de. İş çıkışı yanı başında yere ansızın düşen tonton amcaya için sızlayarak el verip, “Ha gayret amca, hadi kalk!” diyeceksin. Onun gözlerind...
...anlamını yitirirdi. Siz hiçbir soruyu, ağzı salyalı kuduz bir hayvan bildiniz mi? Yürüdüm. Bedenim varacağım yere yaklaşırken, kafam uzaklaşıyordu sanki. Sıcaktandır, dedim. O an olan her şeye “sıcaktandır” diyebilirdim. İl...
...n yastığının kenarına ilişir, motifte bir düğüm, boğazında ikinci bir düğüm. Kaç saniye sonra bedenin serilir yere. Kelimeler dizilir ümüğüne. Çay kaynar, buhar olur, yok olur, gitmiş olur, ölüm gibi. Özlemek. Ah! Aşk gibi....
...soğuk almış düşler. Hisler hissizleşmişler… Olmayan zaman kavramı yerleşmiş beyinlere, yetişme telaşı hep bir yere, nereye? Hiç bitmeyecek olan yapbozun, parçasını ararken kaybolmuş ruh ve beden Algısızlığın getirdiği, bilin...
...imin düşüklüğünden ötürü okulda sürekli bayılıyorum. Ailem öğreniyor; yemek yemiyorum. Gizlice yemekler başka yere gidiyor, gizlice. Öğreniyor, kızıyorlar. Aradan yıllar geçince kızmak eylemi yerini gülmek eylemine bırakıyor...
...l değiştirdiğini yıllar sonra ansızın, sebepsizce arayarak söylemişti. Yıllar sonra aramasını zihnimde hiçbir yere yerleştiremedim. Onunla neden yıllardır haberleşmediğimizi de bir saniye sonra düşünmeye başladım. Mesut her...
...u da biliyor. Ama giden gidiyor işte. Ne döndürebiliyorsun, ne unutabiliyorsun. Öyle yaşıyorsun işte. Gittiği yere kadar… Sofranın başında duran gazetenin yanındaki telefonumu aldım. Bir totem yaptım o anki heyecanla. ‘Gözüm...
...arası bile, Hasret adını verdikleri acıdan nasibini aldı. Uykunun unutulduğu geceler, Bitmeyen kaçışlar, Bir yere ait olamamak... Böylesine bir yara bırakacağını hesaba katmış mıydın Rosa? Ay görünürlük kazandığında film ye...
...Sanki hep yaptığımız bir şeymiş gibi. Bir oyun tutturduk ki evlere şenlik. Ortalığın tozunu attırdık. Yorulup yere attım kendimi, sırtüstü. Köpek yüzümü yaladı, hiç sakınmadım. Aldım onu, evden çıktık. Sokaklar bizim şimdi....