...z bir acının siluetine Şarap yudumlar gibi Yalnızlığın içsel sessini Yudumladım Zamanın bozuk terazisinde Kan yerine Acılar, dolaşırken damarlarımda Acemi bir çocuktum ben… Soru soran dudaklara aldandım. Anladım her şeyi. Bir...
“yerin” sözcüğü
53 yazıda 59 geçiş bulundu.
yerin, yerince, yerinde, yerindedir, yerindeki, yerinden, yerindeydi, yerindeyim... eşleşmeleri dahil edildi.
...yumurta kokularını bekledim. Güzel sesinle evimizi şenlendiren şarkıları bekledim. Gelmediler. Kalktım. Seni yerinde bulamayınca, ben de hazırlanmaya koyuldum. Erkenden poğaça almaya gitmiştin; güzel bir sofrayla seni karşılam...
...ümsemen vardı ki baktığın her yeri dolduruyordu sanki. Benimse hüznüm vardı insanlara gösterdiğim, içimdeki o yerinde duramayan, mutluluktan uçan çocuğu asla dışarı çıkaramadım. Atlayamadım dağlardan aşağı, kendimi veremedim do...
...mürmesi. Sadece kişiler değil, ulusların arasında da geçerli olan bir kanun. Enstrümanlar değişse de, kılıcın yerini önce tüfek, sonra savaş uçakları ve son olarak da yeşil banknotlar alsa da, aktörler hep aynıydı. Sömürülen ü...
...kı anlatabilirdik Süslü ağdalı dillerle Yüzbinlerce satabilirdi kitaplarımız Kafamızı gömseydik devekuşu gibi yerin altına Görmeseydik; Açlıktan ölen çocukları Çöp karıştıran anaları Ve birer birer elma gibi düşen yürekleri S...
..., uzun süre asılı kaldı bu meydanda. Biraz önümde bir kartonda beyaz bir güvercin yerde yatıyordu. Alanın her yerinde ölüm kendi tarafına adam topluyordu, tek bir ses daha duyuldu, denizden gelen bir emirdi bu. Yazan: Nedime Me...
...1985 yılına ait olan bu karikatürde, günümüz Türkiyesinin de bir sorunu olan “işsizlik” konu edilmiş. İcraat yerine bahane üretme makamı olan bakanlıklara ve bulunan çözümlere getirilen eleştiri oldukça düşündürücü. Bunun dış...
güneş heceleniyor tan yerinde ağlamaklıdır çatılar giyotinden koşan bir baş hırpalanıyor kuşların elinde nereye bakılsa hüsran nereye koşsak çöl bu diyarlar paslı bir çivi duvara takılmış kalmış ne ileri ne geri ne geri ne iler...
...uncu köyün aslında hiç inşa edilmediğini göreceksin. Belki bir yuvan olacak, fakat sadece barınabilecek kadar yerin olacak. Orada da umarım rahat bırakırlar seni. Buraya çabuk getirilirsin. Yahu, ne basiretsizmişsin sen öyle!...
Yalnızlığın hissedilir halidir üzen aslında bizi. Ya da kendimizi yalnız olanın yerine koymak yeteli bu burukluğu hissetmeye. Kimi yalnızlıklar içimizde kimi bir şehirde, bırakılan bir sandalyede. Neyse hayat kalabalıklaşmaya...