...bir tek ıslaklığı kaldı. Kuşlar birikintilere konup kendi yansımalarını gagaladı bir süre. Teraslardan sular yerlere damladı. Kadın yağmurluğun şapkasını çıkardı. Güldü. Hava erken aydınlandı ama güneş geç doğdu. Hoş geldin. Ç...
“yerler” sözcüğü
38 yazıda 41 geçiş bulundu.
yerler, yerlerde, yerlerdeki, yerlerden, yerlerdeydi, yerlerdi, yerlerdir, yerlere... eşleşmeleri dahil edildi.
...larını salmış içime. Aşklar alabora, şiirler namahrem, seher vakitleri harlı Çan sesleri geliyor kulağıma bir yerlerden. -hey koca dünya, sana da günaydın Gidip şu cemre için birkaç kuzgun daha çağırmalıyım. Yazan: Ramazan Arslan
...ğrenebilseydik. Belki yıllar alırdı ama yeni bir utanca sahip olmaktan çok daha iyi olacağı kesin. İşte hepsi yerlerine oturtuldu. Yan yana konulmuş beş koltuğa. Elleri kolçaklara kilitlendi. Ne hissediyorlar acaba? Korku, düşman...
...şı koltukta oturup ayağını koltuğun kenarına vurup duran çocuğu. Kıvırcık saçları özenli toplanmış, sanki bir yerlere gitmek için hazırlanmıştı. Üzerinde, açık mavi renkte, yakasında çiçek ve kelebek desenleri olan bir elbise v...
...anın en belirgin niteliği, görsel güzellikle duygusal içtenliği harmanlayabilmesiydi (Tanıtım filmi, klip vs. yerlerde kullanımında ikonik görsel imgelerde görüldüğü üzere). 19. yüzyılın sonuna doğru filmlerin süreleri uzamaya b...
...ezek atmak için sıcacık yorganın altından çıkmaya cesaret edebilmişti. Bir de o ayaktaydı. Sokakta yürüyordu. Yerler, ele yapışan vıcık vıcık bir hamur kıvamındaydı. Çamurlar her adımında ayaklarının neredeyse bütününü içine a...
...nde delik deşik ederlerdi hamuru. Kendi emeklerinin sindiği çörekler pişer pişmez, ağızları yana yana iştahla yerlerdi. Yıllar acelesi varmışçasına öyle bir hızla geçmişti ki takvimler altı Eylül bin dokuz yüz elli beşi gösteriy...
...bu. Bu bizim vazgeçemediğimiz tek kurgu: Doğmak ve ölmek. Çok hızlı gittik sanırım ya da "Aklımızı çok farklı yerlere sürükleme riski olan yanlış kelimeleri seçtik." de diyebiliriz. Dedik de. Bıktık. Bir insanın temelini kuran...
...r düzende buldu kendini. Artık şişe taşımıyordu. Çünkü mezara gittiğinde zaten bir şişe su dökülmüş oluyordu. Yerlerdeki kâğıtları önemsemiyordu. Ezberlemişti numarayı ama aramayı düşünmedi hiç, aramadı da. Sadece düzenini değişti...
...bahsettiği boynuzlu ve ensesi tüylü olanıydı. Ne ölür ne öldürülürdü. Aradığı bir şey varmış gibi hiç olmadık yerlerde görünür ve aniden tüm heybetiyle kaybolurdu. Zincirinden kurtulamayan, kurtulmak için çabalamaktan da vazgeçe...