...ıştı. Otobüs durağa yaklaştığında indi ihtiyar. (Yoksa ihtiyar yerine beyefendi mi demeliyim?) Acelesi yoktu. Yeşil yandığı halde geçmedi. Bekledi. Şoföre gülümseyerek el salladı. Otobüs hareket ettiğinde şoför de gülümseyere...
“yes” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
yes, yese, yesek, yeseler, yesem, yesene, yeseninin, yesin... eşleşmeleri dahil edildi.
...tinle sürekli karşı karşıya getiriyor. Sevgili kardeşim; mektubumun başında belirtmeliyim ki içimde sana dair yeşeren kin ağacının kökü çok uzun zaman önce kurudu. İhanetin ruhumda kabuk bağlayan bir yaraya dönüştü. Kelimelerim...
...rüzgârlar? Sıkıntısının içinde boğulmuş yapraklar gibi neden yüzünü saklıyordu gürgen, palamut ve yeryüzünün yeşillikleri? Sorularım, sarmallaşmalar kraliyetinin en soytarısı, en paradoksal iniltileri içinde yaşatan bir prens belki...
...kingenliğini vazıh ettiğinin farkındaydı. Mevsim dışı çiçekler arasında sükûnca sokuldu yanına. Konuşmadılar. Yeşil ve menekşe arası göğün altında güllerin okşayıcı rehavetini duyumsadılar… Yumuşak sarı tonunda aydınlanmış an...
...daha çaresizim. Ve her zamankinden daha tedirgin ve üzgün ve umutsuz. Biraz önce minibüsteki çocuklar umudumu yeşertti ama eş zamanlı baktığım haberler bir karga gibi beni en yükseğe çıkardı ve oradan bıraktı. Paramparçayım. Sır...
...ini kahverengi topraklar yeşertirmiş. Toprak da insanmış can suyunu esirgeyen de. En önemlisi de; dört mevsim yeşil kalan mis kokulu çam ağaçlarıyla, hemencecik soluveren insanları ayırt etmekmiş.’ Yazan: Cansu Öztürk
...rı inişlerinden çetrefilli Bir yolculuk... sarsıntılı Tekerleğe dolanan taşlar Bana ait bir cam... ve izlerim Yeşiller, griler, kahve ve maviler Biraz ileride bir durak... bir adam Çok tanıdık Zamanla anımsarım Tüm yol gözlediği...
...hissedemiyordum. Tekrar mutfağa gidip buzdolabını açtım, elime ne geçtiyse aldım. Margarin, siyah ve biberli yeşil zeytin, peynir, reçel… Hepsini kocaman ekmeğin içine tıka basa doldurup yemeye başladım ama hiçbirinin tadını...
...duymuştu Vasfiye'yi, civardaki falanca köylerin hepsi duymuştu. Birinci filancanın gözleri ışıldadı; - Kahpe, yesin benimkini aklı başına gelir. Ellemez bir daha kimsenin takım-taklavatını, hele yesin benimkini. Yüksek sesle...
...i insanın zenginliği, bir ölçüde yoksunluğundan geçmekteymiş. Yokluğunuzla yoksun kalmak da, içimdeki arzunun yeşerip filiz vermesinin yegane sebebiymiş. Meğerse bunca yıllık mahrumiyetim, aşkımı aheste aheste demlemekteymiş. H...