.... Yüzündeki sert ve yerleşik ifadenin yerini ince ve şaşkın bir tebessüm aldı. Siyah zeytin gözleri Zümrüt'ün yeşiline takıldı kaldı. Zümrüt, titreyen sesiyle, - Ağam, sana temiz çamaşırlar getirdim, giyersin, diyerek masadaki p...
“yeşili” sözcüğü
22 yazıda 27 geçiş bulundu.
yeşili, yeşilim, yeşilimsi, yeşilin, yeşilinde, yeşilinden, yeşiline, yeşilini... eşleşmeleri dahil edildi.
...aplanıp duruyor bakışları ince ince yağıyor yüzüme gözüme iğneler gibi saplanıyor, gözleri şimdi kurşuni gri, yeşilin can çekişip durduğu bir gri, bu sefer acıttım, çok acıttım 'rol yapıyorum da ne be kızım' adamın ağzı yüzü da...
...nsanoğlu. Doğuştan kendine savaşı. Bir kanamayadursun dizi, yer çekimini beller düşmanı. Güneşi, ayı, denizi, yeşili. Nasıl sorgulatmaz barışı. Öyle kin, öyle nefret. Kalbinin yarası derin dizinden. Milyonları sığdırsa nafile...
...tane kadeh uzatıyor bu sefer. Gözlerime bakarak, '' Seni akıl aleminden kurtaracak iksir yeşil olandır, Eğer yeşili içersen perdeler bir bir kalkar gözünün önünden. Pencerelerimizden kainatı seyreder, Allah'a şükrederiz. Yok,...
...zlerini Hüsnü'ye dikti. Bir an, duvara yaslı duran Zümrüt'le göz göze geldi Hüsnü. Siyah gözlerinde Zümrüt'ün yeşili parladı da, hele bir sorun bakalım; "nasıl bir parlamaydı bu?" Bir ışık zerresi, mangal gibi bir er yüreğini...
...asında tekrar ve tekrar canlandırdı. Bir seçim yapıyordu sanki insan. Kendisine bir yol belirlemek istiyordu. Yeşili mi yoksa maviyi mi seçecekti? İnsan kendi yolunu kendisi çiziyor, diye düşünüyordu. Bütün dünya zıtlıklar üze...
.... Boynunda geziniyordu dudakları. Bembeyaz bir elbise vardı üstünde. Çimenler, bir ressam yeteneği ile beyaza yeşili aktarırken göğe yükseldiler, yükseldiler. “Gülay ağlıyor, kalk bak!” emri dürtülme eşliğinde gelene dek sürdü...
...yorum yemyeşil bir ovaya, kayalıklardan turkuaz bir okyanusa, uçsuz bucaksız bir çöle, balıklarla dolu zümrüt yeşili bir ırmağa ya da dinmeyen yağmur damlalarının doldurduğu bir göle… Birden gri bulutlar yaklaşıyor ve bir yağm...
...ten astım hastasısın, kalbin de var,” Küsüp odana çekildin. Pencerenin önüne geçmeden elbiseni giydin. Fıstık yeşili, plise etekli elbisen şimdi üstünden dökülürcesine bol geliyor. Oysa seni buraya bırakıp giden oğlunun doğumu...
Oy benim nasırlı elleri Toprak toprak kokan dedem Sarı hareli gözlerine güneş mi bulaştı Yoksa ağaçların yeşilinden mi Böyle çakır oldu gözlerin Sevdiğim mevsim ilkbahar dersin Tohum gizlediğinden mi toprağa Oysa sen çok seversin...