...aybederdi, dünlerini, bugünlerini, yarınlarını ve elbette kadınlarını. Bir erkeği yenmek için onu yere sermek yetmez bazen, bir toplumu da öyle. Yerden kalkacak gücü kalmadığı düşünülen nice savaşçı yanıldıklarını öğretmişlerd...
“yetme” sözcüğü
4 yazıda 4 geçiş bulundu.
yetme, yetmedi, yetmedin, yetmediği, yetmediğinden, yetmediğini, yetmek, yetmekteydi... eşleşmeleri dahil edildi.
Kaç yüz şiir, kaç bin söz... Yetmemiştir ki gideni getirmeye. Kimine kanlı bir işgal kimi zaman devrim Ama hep ama hep bir çift yaşlı göz. Benzer her akşam, plastik bir çiçeğe su vermeye. Bak rengarenk çiçek leşleriyle doldu evim....
Hiçbir gökyüzü yetmez anlatmaya Saymaya kalksak yıldızları Teraziler kaldıramaz bu ağırlığı Bu yalnızlığı. Bir yağmur damlasının Toprağa ulaşması Çiçeklere kavuşması Gibi koştum sana. Nasıl anlatılır Bir kez ayağa kalkmanın Bi...
...onuşsun istiyordum ama onu konuşturabilmek için, bir “merhaba” dan başka hiçbir şeyim yoktu. Ve bir “merhaba” yetmeyecekti. Belki de kalkıp gidecek, küfredecekti bana. Ona deli demişlerdi; delirmek, küfretmeyi sıradanlaştırıyordu. O...
...i. Rakiplerinin hazırlayamayacağını düşündüğü kadar güzel bir sunum hazırlamıştı. Fakat bu, başarılı olmasına yetmemişti. Çünkü o harika sunumunu güzel sunmayı becerememişti. Ve henüz işlemeye başlayan sigortası bu yüzden durmuş,...
...çok güzel olsun demişler. Göz altı torbası temelden başlamış tabii. Düşünceleri sömürmüş, duyguları sömürmüş. Yetmemiş göz altı torbası, şekilleri, biçimleri, sevgileri, farklılıkları, çocukları, gençleri, kahvedeki bilim adamla...
...yitip giden ruhlar gibi, karmakarışık. Her gece aynı şarkıyı dinleyip uyuduktan sonra aynı melodinin tüm gece yetmezmiş gibi gün içinde de beyninden çıkmayı reddetmesi gibi. Oysa tüm bu açıklamaya rağmen, ilginç olan şey; açıklam...
...a kendisini sorgulatır karşısındakinin gerçekliği, biraz durdurup düşündürür insanı samimiyetin hikmeti fakat yetmez gücü diğerinin maskesini söküp almaya çoğunlukla. Korkuyoruz; ne Allah'tan, ne kuldan en çok kendimizden. Kor...
...l şekerli çayını yudumlaması, yüzünü çocuksu bir palyaço sırıtışına çevirirdi. Bu kanaatkâr gence nedense hep yetmekteydi, masadaki suni ve keyfi garanti sofra saatleri. Karnı doyduğunda ise bütün o özlemleri unutur, kaş göz yapard...
...man! Biraz daha gücüm olsa yine dans ederdim… Nerden geldi bu uyku şimdi? Kim sokulmasına izin verdi koynuna? Yetmedin ki sen bana? Farkındalığın elmasını getirin bana. O kudret, o kuvvet bulunur elbet içinde. Ne acı bırakır ban...