...u capcanlı. Gidememiş miydi? Hayır, gitmişti. Ama geri gelmişti de. Çünkü ölüm, yalnızca hareket halindeki et yığınını ortadan kaldırır. İnsanlar yaşamaya devam eder belleklerimizde. Ona dair en iyi hatırladığım şey, onu hiç unu...
“yığın” sözcüğü
7 yazıda 9 geçiş bulundu.
yığın, yığınca, yığınlar, yığınlardan, yığınları, yığınlarına, yığınlarını, yığınlarının... eşleşmeleri dahil edildi.
...aklaştılar. Sokaktaki son ahşap evden geriye kalan sadece yıkılmış duvarların kararmış taşları ve yanık ahşap yığınıydı. Yakında onlardan da eser kalmayacaktı, diğerleri gibi. İsmail Bey’in yüreğindeki ağırlık her geçen gün artıy...
...itreyen ellerine sokuldum. O titreyen ürkek elleri bir anda sanki bu korkunç soğuk iklimi hiçe sayan bir ateş yığını gibi kafamı sevdi, yüzüme dokundu. Sıcacık ve unutulmaz bir dokunuştu bu; hiçbir canlı bu anı unutamazdı. Ara...
...rengi aslında! Renklidir anlık, üzerine ışık yansıdığında, Döner rengi özüne, gün geceye varınca Işık olmadan yığınlar anlamsız curcuna Pilates, yoga, alışveriş, gezer orada burada Bir yelkenli gelir salına salına Yelkenin ucu d...
...duyguyla özdeşleştireceğini bilemedi. Ondan da bıktı bir süre sonra. Telefonuna uzandı kınalı elleriyle. Bir yığın mesaj. Ömür boyu mutluluklar… Bir sürü cevapsız arama… Galeriye gitti parmakları. Anlık ince gülümsemeler yer...
...iç gelmeseydim keşke diyorum. Unutulmak, hatırlanmamak zoruma gidiyor be kıvırcık.” Odadaki dergilere, gazete yığınlarına baktım sessizce. Anlattıklarına çok üzülmüştüm. Yanından uçarcasına kalkıp eve gittim. Ne kadarını hafızam uy...
...yine her şeyi hiçbir şeye dönüştürüyordu, gelmiyordu. Kocaman öksürdüm. Sonra sarsıntılarla ayaklarıma düşen yığınları kaldırdım. ’Duygularımın penceresinden atmam gereken ne varsa atacağım’ dedim. ‘Leyla şimdi tüm şarkıları ava...
...p benzeri tek hücreli varlıkların olduğu bir gezegen daha makbul olabilir. Zira güzellik de önemli değil, kum yığını olmaya razıyım. Yeter ki içinde kötülük barınmasın! Şimdi yazının başındaki çalar saat, irkilten sesiyle tekr...
...iysi dolabının açık kapağından görünen manzarayı seyrediyordu. Askılardaki giysilerin çoğu dolabın içinde bir yığıntı oluşturmuştu. Kızın oda toplamadan anladığı buydu: yatağın üzerinden alıp, dolabın içine yığmak… Kapıyı kapat...
...luluğu kadar üstüne asılan poşetlerin yükünü çekmekten bezgin düşmüştü. Pencerelerin seviyesindeki kahverengi yığınlardan yeni gelen şaşkın hemcinslerine hüzünlü bakışlar yollandı. Kadın ardı ardına boca ettiği atkestanelerine bakı...