...a attı her zamanki gibi bir sorusunu: “Eski dilde bulunmama durumu, yokluk. Altı harfli.” Çaycı Battal bardak yıkarken, “Ah be Naci Bey, oldu mu şimdi hatırlatıp durmak. Yaramıza dokunmak,” demişti hemen, alınmış gibi. Halit gül...
“yıka” sözcüğü
3 yazıda 5 geçiş bulundu.
yıka, yıkabildiniz, yıkabileceğimizi, yıkabilir, yıkabilirdik, yıkacak, yıkacağını, yıkadı... eşleşmeleri dahil edildi.
...Camiden çıkanlarla birlikte ocağa geldi çaycı Hakkı. Yine sessizdi. Müşterilere son çayları verdi. Bardakları yıkadı. Yusuf’a iş vermemek için yeminliydi sanki. Temizlik bitince birlikte çıktılar. Yine suskundular. Yolda susku...
...oğunlaşıp insanlığı geliştirebilir ve medeniyet denilen yeni olguyu hayatımıza katabilirdik. Ardından bunları yıkabilir yenilerini inşa edebilir ve yeniden yıkabilirdik. Bu yıkımın nedenini hiçbir zaman sorgulamadan her zaman dah...
...her seferinde canını acıtıyordu. Makinelerin çalışması bitince kapaklarını açıyor, sürgülü rafları çekiyor ve yıkanan tabakları, bardakları kıskaç gibi kullandığı sağ elinin baş parmağı ile diğer parmaklarının arasına sıkıştırı...
...r gibiydi. Gülsüm mutfağa geçti. İki tepsi hazırladı, salona götürdü. Kâmil Bey ortalarda görünmüyordu. Elini yıkamaya gittiğini düşündü. Sehpaları her zamanki yerlerine koydu. Yemeği karşılıklı koltuklarda oturup yiyeceklerdi....
...Acı duydu muhtemelen, yüzünü buruşturdu. Terliklerine dolan suyun, sabah sabah bir yerleri canhıraş vaziyette yıkamaktan kaynakladığını tahmin etmek için müneccim olmaya gerek yoktu. “Öyle. Müsaade edersen balkonu da yıkayacağım ş...
...ulaklarında. Göbek taşının çevresinde yarı çıplak kadınların halayı ve kulakları çınlatan zılgıtları arasında yıkandı Elif. Gül yapraklarıyla bezenen kurnalardan ılık ılık sular döküldü omuzlarına. “Aklanıyorum. Ali Haydar’la b...
...dört saatin sonunda, hediye paketine sarılmış beş kitapla kitapçıdan ayrıldım. Haftalardır binmediğim arabamı yıkattım. Depomu doldurdum ve eve geldim. Saatler kalmıştı; uyuyamadım. Yataktan çıktığımda saat 06:15’ti. Onsuz son k...
...ek katlı evlerin eşiklerinde çekirdek çitleyerek dantel, örgü ören kadınlar da görünmüyordu. Hele hiç çamaşır yıkayan yoktu kapı önlerinde. Tabağındaki son kalan patatesi ağzına atarken karşısındaki kadına gülümsedi. - Eline sa...
...lim.). Psikoz kelimesinin anlamsal karşılığı “Türlü sebeplerle kişiliğin bütünlük ve uyum gücünü geniş ölçüde yıkan ruhsal bozukluk.” cümlesiyle açıklanıyor ve anlam/duygu yoğunluğu açısından pek de bir şey ifade edemiyor gib...