...nnenin çocuğuna baktığından, evine taptığından bahsediyor. Murat yanık sesiyle sınıfı inletiyor. Boşanmak pek yoktu bizim oralarda o zaman. Hayret ediyordum Murat'a. bir de gıpta ediyordum iki evi var diye. Ne bileyim babası...
“yok” sözcüğü
583 yazıda 1.298 geçiş bulundu.
yok, yoka, yokgenler, yokgenlere, yokken, yokladı, yokladım, yokladığım... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...bir kez daha, gözünden akan yaşlara engel olamıyordu. Her zaman güzel ve her zaman neşe dolu olan babaannesi yoktu artık ve bir daha hiç o harika hikâyelerini anlatamayacaktı… Acısı ve özlemi onu kapı önünde duraklatsa da, i...
...banka baktı. Merakla yaklaştı. Çanta da üstündeki kitap da derin uykuda; geceyi birlikte geçirdikleri adamın yokluğundan habersiz. Sabah rüzgârı esti. Kitabın sayfalarını önüne kattı. Tam o sayfaya geldiğinde ayracı aldı, taşıdı d...
...cevap vermedi Soner. Mutfakta kahvaltı masası hazırdı. Ocakta kaynayan çaydanlık, evin madenimsi soğukluğunu yok etme çabasındaydı. İlk kahvaltılarını da bu evde yapmışlardı. Soner, o sabah erkenden kalkıp güller serpilmiş...
...rdığını bilmiyordu. Kahve bardağına bakmayı bıraktı. Biraz süt tozu aradı. Onların ayrılmalarını istemiyordu. Yoktu. Süt tozunu hiçbir yerde göremiyordu. Daha yavaş adımlarla döndü çalışma odasına. Kahvesinden bir yudum ald...
...bir sorun vardı: film İngiltere'de uluslararası bir kadroyla İngilizce olarak çekilecekti. Truffaut o dönemde yok denecek denli az İngilizce biliyordu. Senaryo sette simültane olarak önce Fransızca'ya sonra ekip için tekrar...
...rıp okşadıktan sonra yeniden zarfın içine koyduğunu hatırlamıyordu. Nasıldı Eleni’nin mavileri? Açık mavi mi, yoksa bulut bulut muydu? Hayır, koyuydu; koyu mavi, okyanus mavisi gibi. Okyanus kadar derin. Manifaturacı Necip’...
...Giderim öğretmenim. Şuradan aşağıya indim mi köye varıyorum zaten.” dedi, elini yolun altında kalan kayalıklı yokuşa uzatırken. Sonra da sıradaki soruyu biliyormuşçasına fenerini çıkarıp gösterdi. “Hep gidiyorum öğretmenim.” “...
...a değil. İçinde ailecek yemeklerin yendiği sofralar kurulmuyor, soba yanmıyor, sobanın üstünde tıslayan güğüm yok, çocuklar koşturmuyor; yani bir evi yuva yapan hiçbir şey yok artık bu evde. Ahşap kapısından içeri girince b...
..., "aman da ne güzelmiş, tam da böyle bir şeye ihtiyacım vardı" falan gibi beyaz yalanlara girmedim hiç. Gerek yok ki! Heathrow'a inmiş, oradan telefon ediyor "ben geldim" diye, ne diyecektim, "müsait değilim, kusura bakma"...