...” dedi. Gülümsedim. “Biz de ne kadar hevesliymişiz! Nasıl bir tez canlılıkmış, gençlik işte” dedim. Sonra bir yorgunluk çöktü. “Salondaki tekli koltuğa otur, ben muslukları kapatıp geleceğim” dedi. “Tamam” dedim. “Kızıl çiçek!” d...
“yorgun” sözcüğü
97 yazıda 124 geçiş bulundu.
yorgun, yorgunca, yorgundu, yorgundum, yorgundur, yorgunlar, yorgunluk, yorgunlukla... eşleşmeleri dahil edildi.
...er bir gün birinin buna teşebbüs ettiğini görürsek onun yaşamasına izin veremeyiz. III. Vardıklarında oldukça yorgun görünüyorlardı. Bir gün dinlenmeleri için izin verdik. Ertesi gün zaman kaybetmeden onları laboratuvara aldık...
...ve daha bir sürü şey saklıyor çünkü. Çok yoruldum. Azılı manyakların peşinde koştururken hayatı ıskalamaktan… Yorgunum ama pes etmiş değilim. Benim işim biraz da başkaları hayatı ıskalamasın diye uğraşmak çünkü. On yedi saat geç...
...“Yaşım geçiyor artık çocuk yapmalıyım” diye düşündü, gerçekten bunu isteyip istemediğini bile bilmeden. Günün yorgunluğu iyiden iyiye bastırırken, bir türlü bitiremediği romanını aldı eline, nerede kaldığını bulmaya çalıştı. Loş ı...
...m tüm paraları aldım ve çıktım, bir daha geri gelmemek üzere. Bunu anlatmam zordu, kabullendirmem de. Ölesiye yorgundum. İlk gittiğim yer bir bar oldu. Dikkat çekiyordum, tacizce sözlere uğruyordum fakat sarhoş olmuştum. Şarkı sö...
...hikmeti olarak çoktan kabul etmiş, yeni bir nesil, engel olunamayacak şekilde çoğalmaya başlamıştı. Tayfun’un yorgun bedeni, biraz sonra ulaşım için kullanacağı hava dolmuşunda, yollarda görmek istemediğinden çok, kavuniçi ren...
...an korktum ben! Sonsuzluğun da ötesinden çıkıp geldim.” Şafağın söktüğü saatlerdi. Gün ağarmış, geceden kalma yorgun, ağırlaşmış hava usul usul yerleşmeye başlamıştı Şahmaran toprağına. Derenin kenarında, bir tutam yosuna sıkı...
...erimizdir,” demesi biraz tedirgin ediyor onu. Gün boyu restoran ve havuz başı masaları arasında dört dönerken yorgun düşen dizleri ağrıyor. Gece yarısı iş bittikten sonra kendini yatağa atar atmaz saniye sektirmeden horlamaya...
...asız bir şekilde bitiriyorum mektubumu, ölüm gibi. Şimdi bir masaldan bir peri, sessizce dinlesin beni. Alsın yorgun başımı, alsın cümlemi, usulca kalbine koysun. Benim cümle taşıyacak hâlim yok… Yazan: İbrahim Akçay
...ki pencereler morla boyanıyor, o zaman isteksizce kalkıyordu çivilendiği koltuğundan. Sağ elinde dürbün tutma yorgunluğu, sol elinde ateşi geçmiş şehvetin ıslaklığıyla… Sonra atıyordu yine kendini alkolün uyuşturan, unutturan koll...