Arapça siyahat kelimesinden gelen seyahat, en basit tanımı ile gezi, yolculuk gibi anlamlara gelmektedir. Seyahatin tarihi, kendi dünyaları haricinde de başka insanların, başka mallar ve hazinelerin de olduğunu fark eden
“yün” sözcüğü
8 yazıda 13 geçiş bulundu.
yunan, yunanca, yunancada, yunancadır, yunancasından, yunandan, yunanistan, yunanlar... eşleşmeleri dahil edildi.
...ne yürüyerek yolun sol tarafına bakıyordu. O birkaç adımda dans eder gibi minik ve seri hareket ediyor, siyah yün eldivenli avuçlarını ağzına götürüp duruyordu. Dakikalar sonra baktığı yönden bir araç göründü. Donacağımı hi...
...onra sıra adama gelmişçesine… Evet, bina şimdi de onun bedenini kendi hiçliğine katmak istiyordu. Bu görüntü, Yunan mitolojisinden fırlamış bir titanın önündeki çaresiz, zayıf bir ölümlüyü andırıyordu. Cemal bunu hissedip irk...
...şme II - Beyza Özel Böyle Biline - Ferhat Nehir Günden Güne Çoğalan - Y. Canberk Tan DEMLİK Ahtapot Sancısı - Yunus Karakoyun Alice'e Mektuplar - Yusuf Doğan Bir Ev İçin - Tayfun Ak Bir Mahkumun Son Çığlığı - Ümran Bulut Bu G...
...Bilakis kör olsun bu gözler. Kalbimde bir mecnun arzusu Nereye gitsem hücresindeyim, bu kör ahtapotun Yazan: Yunus Kemal
...? Muhafazakâr bir düşünceyle bileklerinin çıplaklığından ya da kulaklarımı kaşırken çıkan hışırtının aynısını yün kazağın upuzun beyaz kollarından sıyrılışında da duyduğumdan bahsetmeyeceğim. Kapıyı kilitlemeden önce son ke...
...arın Ölecekmiş Gibi Yaşamak - Derin Kubilay Yirmimde Yakalandım Hastalığa - Cemil Atmaca Yolda Kalmış Abdal - Yunus Karakoyun Yürek Sızım - Zeynep Çelik Ziyaret - Orçun Yalçın Editör: Y. Canberk Tan --- 'Gelecek' temalı yazıl...
...tsuz kalmış bir abdalın öyle bir çınar ağacın gölgesine oturmuş sessiz sedasız ve derin bir hu çekerek Yazan: Yunus Karakoyun
...sı olan Cinéma sözcüğünü kullanıp benimsettiler. Bir not, İngilizcede 1899'da ortaya atılan "sinema" sözcüğü, Yunanca da devinmek anlamında "kinemat" eyleminden gelmektedir. Latince'den, Fransızca'ya geçen bu kökten türeyen sin...
...Ağzı, burnumla “French kiss” yapabileceğimiz kadar samimi bir duruma gelmişti. Nefesi üç gün yağmurda kalmış yünlü mont gibi kokuyordu. Ve bu koku, ölü evine yakışan ender kokulardandı. “Ölüler Evinden Anılar” adlı kitap akl...