...“ dedi Emre. Bu kez Zeynep gülümsedi. İnsanlara katlanamıyordu. Onun için belli başlı şeyler vardı. İlişkinin yürümesi, devam etmesi için. Aşka inanmazdı. O sevgiye inanırdı ama bu adama karşı bundan çok daha fazlasını hissediyo...
“yürüme” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
yürüme, yürümediği, yürümediğini, yürümek, yürümekte, yürümekten, yürümektesiniz, yürümekteydi... eşleşmeleri dahil edildi.
...harlanıyordu ama ateşi Lamia’yı yakmıyordu. İnsanların kaçıştıkları kar fırtınasının altında yavaş adımlarla yürümeye başladı. Çatılardan kesilerek gelen karın altında yürüyen kendisi değildi sanki. İncinmiş benliğini söküp atm...
...nce, 55 yaşında iken bir bulmaca yarışmasına katılmıştı televizyonda. Sunucu kendisine hobilerini sorduğunda "yürümek ve yüzmek" dedi. O vakitler televizyon müthiş bir güce sahipti internet filan yoktu, maaile pür dikkat televi...
...epeyce zorlayarak kalktıktan sonra odanın her tarafına sinen içki kokusuna aldırmadan odasının kapısına doğru yürümeye başladı. Nereye gittiği hakkında bir fikri yoktu. Kapıyı açtığında duyduğu müzik ona evde yalnız olmadığını h...
...e başlayınca o kadar uzun gelmişti ki… Üstelik yağmur daha bir hızla yağıyor, çamura saplanan ayakkabılarımız yürümemizi engelliyordu. Mezara yaklaştığımızda aslında bir değil, iki mezarın yan yana olduğunu gördük. Çınar ağacı old...
...ç ilgilendirmese de bu olaya o da sinirlendi. Yavaş adımlarla biraz da çekingen bir tavırla çöpçülerin yanına yürümeye başladı. Yorgunluğunu saklamaya çalışarak onlara selam verdi. İkisi de başıyla bu selama karşılık verdiler. U...
...Ah şu fingirdek Ceyda yok mu? Metin’i gördüğü anda ağzını büzerek konuşması, kalçalarını daha bir sallayarak yürümesi yok mu? Oysa müdür ayda bir de olsa Ceyda’yla bir gece yatabilmek için neredeyse maaşının yarısını Ceyda Bank...
...arını görmüştüm. Kan sıçratmamıştık bisiklet izlerine ama gözlerimiz bayat kan kokuyordu. Gülümsedi. Sessizce yürümeye devam ettik. İmgeler dünyasında bir kurgu değildi bizim yaptığımız. İkimiz de acının sözcükleri olmadığını bi...
...amen yerdeyken, sol ayağı havada kalıyor, parmak uçları güçlükle yere değiyordu. Belli ki silik bir ahenk ile yürümesi pantolonundaki notalardan değildi. Elini üzerine bastırdığı cebinden elli kuruş çıkardı. Etrafına bakınıp ses...
..., diyemedim. Bu eller o telefonu cebime bırakıp beni eski halime döndürdü. Değişemedim. Ellerimi cebime sokup yürümeye koyuldum ki sigaram ağzımda yanıyordu. Cumartesi sabahı üşüdüğümü hissettim. Yokluğun, bir sabahın vakti beni...