...ra doğru savurdu. Sigarayı parmaklarının arasına sıkıştırdı. Poşeti, ardından bidonu aldı. Etrafına bakınarak yürüyordu. Her an köşeden onun çıkıp geleceğine kendini o kadar inandırmıştı ki… Çirkin, gözünü açıp gelene baktı. Ayak...
“yürüyordu” sözcüğü
28 yazıda 31 geçiş bulundu.
yürüyordu, yürüyorduk, yürüyordum eşleşmeleri dahil edildi.
Gecenin gözlerini kamaştıran karanlığında başı dik bir şekilde yürüyordu. Midesinden gelen sesleri duymamak için insanları izliyordu. Ailelerinden azar işitmenin korkusuyla, sokak lambalarının aydınlattığı yollardan kırmızı topuk...
...rda şehirleri terk eden kimseleri çağırıyor. Giden trene arkasını döndüğünden beri boğazına tıkanan yumru ile yürüyordu. Daha fazla tutamadan olduğu yere kustu. Bir top gözyaşı kustu. Sonrası kolaydı, gözler işini bilirdi. Sızdı...
...madığını yaptı, köpeğin başını okşadı. Her şeye rağmen yaşıyordu. Birlikte yola koyuldular. Siyah köpek önden yürüyordu. Sık sık durup eşlik ettiği adama bakıyordu. Sokağın başına yaklaştıklarında bir kez daha durdu. Genç adam da...
...dedesi ufukta gözükmüşlerdi. Dedesinin koluna girmişti. İhtiyarın diğer elinde de baston vardı ve oldukça zor yürüyordu. Torunu için büyük bir fedakârlık yaptığını söylemeliydim. Torunum olsa aynısını yapar mıydım? Mümkün değil....
...ir çocuktu oradaki. Başında hasırımsı bir şapka, dağınık saçlar, epey uzun boylu. Rastgele çavdarların içinde yürüyordu, köpeğine top atıyordu arada bir. Hiç hareket etmeden durdum, o kadar keyifliydi ki. Kim bilir kaç kez top ça...
...ma gelen yabancı insanları bilmiyordu. Evet, on dokuz yıldır buradaydı ama karşısındaki insanları bilmiyordu. Yürüyordu bildiği yoldan bilmediklerine doğru. Yanından geçip gitti bilinmeyenler ama yanlış bir şey vardı sokakta. Ezb...
...n bütün bez parçalarını. Artık sadece o vardı, insan etlerini yakan yağmurun altında parlayan tenine sarınmış yürüyordu Lamia. Ayakları kara değdikçe beyaz bir çarşaf gibi açılıyordu önünde geçmişin aynası. Mezarlar beliriyordu,...
...na göre, yapısal özelliklerinden kaynaklanıyordu. Sarı yapraklar ayağımızın altında hışırdarken, yere bakarak yürüyorduk. Bense televizyonu açık, sobalı odada ödevini yapan, kaçamak bakışlarla televizyon seyreden ilkokul çocuğu gi...
...me çatma verandasında, ıssız bir hapishanede biçare bir şekilde volta atar gibi, nizami adımlarla baştan sona yürüyordu. “Mesut?” dedim. “İçeri girsene oğlum?” “Yok abi, böyle iyiyim ben. Sen kafana göre takıl.” Bu rahatlıkla Mün...