...manın içinden geçiyor. Arka planda çalkantılı bir nehir, çatışmayı ve ayaklanmayı simgeleyen fırtınalı bir gökyüzünü yansıtıyor. Yukarıda, fırtına bulutlarının üzerinde uzanan parçalı bir gökkuşağı, parçalanmış umut ve çeşitli...
“yüzün” sözcüğü
14 yazıda 16 geçiş bulundu.
yüzün, yüzünce, yüzüncü, yüzünde, yüzündeki, yüzündekini, yüzünden, yüzündendi... eşleşmeleri dahil edildi.
...dın. Yerine oturup odana gelmesini beklemek en iyisiydi. Elindeki papatya demeti o kadar büyüktü ki neredeyse yüzünü örtüyordu ama yakışıklılığına engel olamamış diye gülümsedin. Aynı o gün gibi. Babandan gizli eve davet etmiş...
...urtulmak için bir çırpıda silip süpürüyordu tabağındakileri. Bunu gören yaşlı kadın, hafif olmayan acılarının yüzünde bıraktığı izleri daha da belirgin edercesine gülümsüyordu şimdi. Tam o an, kadının sağ yanağında oluşan gamze...
...en ölüyüm,” diyen Halime’nin adamın daha ilk tecavüzünde öldüğünü nereden bileceklerdi? Odaya getirdiklerinde yüzündeki sarı rengi, daha önce sarının hiçbir tonunda görmemiştim. Tir tir titriyordu. Kapı önündeki polislerden bir b...
...bilinmeze. Bazı aşklar hiç yaşanmamıştı. Toprağın dibinde sulanmayı bekleyen tohumlar gibi çaresizdiler. Gün yüzüne çıkmayı beklerken, biraz şans için duacıydılar. Ama ümit edilen olmayacak, şans hiç çalmayacaktı kapılarını.....
...lere gülüyor. Canının istediklerine de yaverlik ediyor. Ama, öyle konu üstüne düşünenin, plan-program yapanın yüzüne gülmüyor, gülmüyor işte, aksine; somurtuyor. “Git, benden uzak dur.” diyor. Acemiler ve cahiller fırsat savaş...
...nne, koşmam lazım, şimdi kapatıyorum. (Akın var akın, güneşe Akın! Güneşi zapt edeceğiz, güneşin zaptı yakın! Yüzüne kapatmayaydım iyiydi. Merak edecek şimdi!) Gardırobun içine bu kadar çok para nasıl girmiş olabilir, sülüntal...
...rden tazeyi sana uzatıyorum. Sakla, dişlerinin arasında benliğini bulmuş elmayı Bilinmez son kez mi çizeceğim yüzünü, Son kez mi binecek gök, tepeme Saçlarımın çiğ, soluk sarısına. Yasaktır bizim bu uzak ağacımız Sonra yedi mi...
...n?” diye tersledi oğlunu. Mahmut, güvey sözcüğü kendisine çok uzak olduğundan “Bana ne ya!” demeye kalkışınca yüzüne inen okkalı bir tokatla sindi. Daha beşikten karar verilmişti Seyran’la evlenmesine. Seyran doğduğunda Mahmut...
...zmıştır. Belki de bir kahramanı çizerken birçok kişiden birçok şey almıştır. Belki, boyunu bir başka kişiden, yüzünü bir başkasından, kişiliğini ise bambaşka birinden almıştır. Belki bu bir komşusu, iş arkadaşı, vapurda gördüğ...