...k’ diyor önce ihtiyar ve ekliyor, ağzından sözcükler yine kırık dökük saçılırken: ‘Çocukluk, bu âlemin çirkin yüzünü görene kadardır. Pamuk şeker gibidir o zamanlar. Hele hele kucağına sokulacağın anneciğin hayattaysa.’ Derin...
“yüzünü” sözcüğü
135 yazıda 170 geçiş bulundu.
yüzünü, yüzünün, yüzünüz, yüzünüzde, yüzünüzden, yüzünüze, yüzünüzü eşleşmeleri dahil edildi.
...karınca yuvasının üzerinden geçer gibi usulca geçiyoruz loş bir odanın içine. Elektrik düğmesini çevirdiğimde yüzünü daha net gördüğüm İlyas, gülümsüyor şimdi, güzel bir düşten fırlamış gibi duran sevimli yüzüyle. Kısacık boyu...
...emediği bu bakışlar bir başkaydı. Sormaktan kendini alamadı: “Bir sıkıntınız mı var?” “Nerden çıkarıyorsun?” “Yüzünüzü ekşittiniz de… Yoksa çayı mı beğenmediniz?” “Çay çok güzel. Ama şu ruhsuz gemiye ne demeli?” dedi eliyle gemi...
...lak verdi. -Çocukluk… Güzeldi, geldi, gitti. Yemeğini yemiş, patilerini ve tüylerini yalayan kedisine çevirdi yüzünü. -Bugün de karnın doydu bakalım. Yarına Allah büyük. Dedesinin, kızılcık ağacından yaptığı bastona dayanarak...
...şını ileri geri oynatarak avucunu deldi, yine de bir türlü rahat edemedi. Oldu olası karanlıkta kalmış ve gün yüzünü ancak şimdi görebilmiş alışkanlığının üstünde fark etmeden tepindi. Her zaman kendiliğinden döküldüğü dalgala...
Çay ocağındaki aykırı çırağa… Oda aydınlanmamıştı. Sokaklar da. Güneşin yüzünü göstermesine daha vakit vardı. Evin dış kapısı açıldı. Çok geçmeden kapandı. Öfkenin sesi değildi işitilen. Yusuf bu sesi çok iyi tanıyordu; kaderi...
...ını döndü ve nereden geldiğini anlamak için ayağa kalktı. “Çocuk herhâlde,” diyerek yerine oturduğunda adamın yüzünün kaskatı olduğunu gördü. Elleri masanın üzerinde titriyor, gözleri sesin geldiği yöne kenetlenmişti. Kadın ise...
...rı ölüme ne kadar yaklaşıldığının göstergeleridir. Kurbanın başından kan sızmaktadır artık. Dişleri kırılmış, yüzünün şekli değişmiştir. Dişlerin dökülmesiyle birlikte öldürmesi gereken bir şey daha kendini adamakıllı ortaya çı...
...nla yattığım yerden doğruldum. Yüzündeki donuk ifade, alışkın olduğum cinsten değildi. Hüzün, mutluluk, öfke; yüzünün tek santimine dahi uğramamıştı. "Anneanneniz sizi bekliyor efendim, buyurun." Karşısına ilk çıkışım olacaktı....
Öyle bakarım gözlerin içine, buraya, bu dünyaya ait olan o alacalı kahverengi gözlerine. İki elimle yüzünü ellerimin içine alır, kafanı kendime doğru çekerim ve doğruca boynuna bastırırım burnumu. Şah damarındaki atışı dinleri...