...cağım.” “Peki, neden ağzı kapalı? Çok mu konuştu? Cezası ne zaman biter?” Derin bir iç çekti genç kadın. Aynı zamanda mutlu bir gülümse ilişti suratına. “Yok, bu ceza değil. Hasta ya ondan...” Bu tanıdığı Elif’e hiç benzemiyord...
“zaman” sözcüğü
703 yazıda 1.607 geçiş bulundu.
zaman, zamana, zamanda, zamandan, zamandaydım, zamandayım, zamandayız, zamandı... eşleşmeleri dahil edildi.
...beni Osman amca. Bu çocuktan olsa olsa kötü adam olur dediler. İşte o gün başladım kötü adamı oynamaya. Kimi zaman Bizans askeri oldum, kimi zaman mafya babası, kimi zaman tetikçi, kimi zaman hain kostak. Her filmde esas oğl...
...kadaşım, hadi kalk! İşe geç kalacaksın.” Yerimden fırladım. Giyinirken teşekkür ettim Rıfkı’ya. Kahvaltı için zamanım yoktu, evden fırladım. Tam zamanında işteydim. Toplantı beklenenden uzun sürdü. Çıktığımda konuşmaya dermanım...
...e bir şey söylemekten vazgeçerek. Bilmiyorum. Ne söylemek istediğini belki de hiç öğrenemeyeceğim. Günler her zamanki hızı ve rutini ile geçti: ikisi hafta sonuna denk gelen tam sekiz gün. Konservatuvarı aradım bir kez ama onu...
...ırıltısına. Ufak bir gıcırdama. Bir martı ses verir belki. Zaman öylece geçip gider. Çayından bir yudum aldı. Zamana yenik düşmüş bir tat. “Zaman beni de böyle bayatlattı.” Bunu kendine söyleyebilmesi güç değildi. Yansıma. Ayn...
...Canından çok sevdiği bir iki yakın dostu vardı. Onlarla zaman geçirmek ruhuna iyi geliyordu. Sonra geri kalan zamanını kitaplarıyla, kitaplarındaki karakterlerle geçiriyordu. Eskiden olsa Selin’e kitap alırdı fakat şimdi onun il...
...ak bir kelime gibi gelmişti. Bir zamanlar soğuğu ve sıcağı, sevmeyi ve üzülmeyi hissediyordu ama artık sadece zamanı boğmuş birkaç saniyenin içerisinde hapsolmuştu. Sol memesinin üzerindeki delik, yeniden ve yeniden kanıyordu....
...ikte büyüdük hem kon…” “Aa yok niye kapatayım? Düşman mıyız sonuçta? Anlat hadi dinliyorum.” Al sana işte her zamanki Ayten. Öyle bir umurunda değilmiş gibi yapar ki keşke küfür etse dedirtir insana. “Yok bu şekilde değil. Yirm...
..... Yürüyorum, daracık sokakta. Bir adımım diğerini kovalamıyor ama tıpkı yelkovanın akrebi kovalamadığı gibi. Zaman, geçen onca zaman bomboşmuş meğer. Kendime güç bela yola çıkmadan önce, ölmüşüm be, haberim yok dedim. Yakamo...
...Kim, neden öldürmek istemişti bu adamı? Soramadım. İçim içimi yiyordu. Derken yine o garip koku konuştu: “Son zamanlarda tehdit ediyorlardı. Onun için beynine üç el ateş etmişler diye duydum.” Bu sefer ilgimi çekmeyi başarmış...