...atları Güç değil şahı devirmek yalnızsa bir hücumun ortasında Hiçbir şey eskisi gibi değil Siz atları koşuyor zannederken Onlar sadece yaşıyordu Siz katları konuşuyorken Onlar sadece umutsuzluğa kapılmış genç bir ordu. Susuyorsunuz...
“zân” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
zan, zanaatkâr, zanaatçıların, zanaatı, zandan, zangır, zangırdaması, zangırdıyor... eşleşmeleri dahil edildi.
...n ve kendim ben yorgunum kendim benden de çok hayır dedim, nasıl benden çok olabiliyorsun sen ben değil misin zannettiğin gibi değil dedi bana gözlerimin kuyusuna baktı, baktı öyle bir daldı ki bir daha hiç konuşmayacak sandım sonr...
...ler gözümün gündüzünü, akşamını. Göz kapaklarım yaratır aydınlığı ve karanlığı: göz evrenimde yaşayanlar öyle zanneder. Oysaki onların gecesi ve gündüzü, benim gözümü açıp kapatmamla biter. Hayat da böyledir işte; gerçekler ve y...
...i ayrı hapishanelerdendi. Birinin ağır bir ameliyatla yumurtalıkları, rahmi alınmıştı. Serum bağlı olmasa ölü zannederdi gören. Onunla hiçbir iletişim kuramıyorduk. Diğeri, üçüncü evre yumurtalık kanseri olduğunu yeni öğrenmişti....
...ızdı ayrılığımız başımı eğdim bir süre geçmesini bekledim ama sen ah sen bu gayri ihtiyarı tutumu kendine has zannetmiş ve pek sevinmişsin hiç kimse vazgeçilmez değil hâlâ öğrenmemişsin yalan yanlış atıp tutma ardımdan her şeye r...
...çay içersin. Sürekli çöp kokusunu içine çekmezsin. Üstelik arabanın arkasında avuç içi kadar basamakta durmak zannettiğin kadar kolay değil. Bunun yağmuru var… karı var. Yol yakınken bir kez daha düşün derim.” “Ben her şeye razıyım...
...nlam veremedin. Gözlerini kapattın istemsiz. Sanki ben koktum. İçine çekmeye utandın. Şimdi karşı karşıyayız. Zannederim yazdıklarımdan seni ne kadar çok tanıdığımı görünce şaşırmışsındır. Oysa şaşırmamalıydın. Beş yıllık flörtümü...
...arı benimsemekten aslında ne kadar da uzak olduğunu görüyordu. Anlıyordu ki kendini bildi bileli, öğrendiğini zannettiği her kelimeyi hanesine yazılacak artılar bellemiş, öğrenmeyi değerlendirilecek bir sunumun maddeleri sanmıştı....
...lye bir üretim yeridir ve orada insanlar üretir. Türk Dil Kurumu da atölyenin açılımını şöyle yazar: "Atölye: Zanaatçıların veya resim, heykel sanatlarıyla uğraşanların çalıştığı yer, işlik." Atölyelerde katılımcılar grup olarak çalı...
...di. “Lafa da bak. Onlar senden önce bizim döllerimiz. Duyan da, sen olmasan biz torunlarımıza taş yedireceğiz zanneder.” Estafurullah ana, olur mu hiç öyle şey. Ben öylesine şey ettimdi, dedi fistanı güllü bahar bakışlı kadın. S...