...opmadan gerçekleri dile getirmeye, yanlışları anlatmaya, gelip geçici fani hayatın birkaç kişinin iki boyutlu zihninden ibaret olmadığını haykırmaya devam edeceğiz. Bir Pınar daha kuruyup gitmesin diye, susmayacağız... Maskeleri...
“zihni” sözcüğü
12 yazıda 14 geçiş bulundu.
zihni, zihnidir, zihnim, zihnimde, zihnimdeki, zihnimden, zihnimdi, zihnime... eşleşmeleri dahil edildi.
...bu cümleler, tekrar geri çekilip arkasına yaslanması, “Başka sorun kaldı mı ki?” anlamına gelecek cinstendi. Zihnimi çabucak yoklamıştım. İkinci kez kapısını çalarsam aynı misafirperverliği gösterir miydi? İlk ve tek şansımı k...
...sel lezzetlerin, o ağızda bırakan tatlarını tadamayacak olmanın bilgisi, ne kadar da bozulmuş geliyor insanın zihnine. Farklı insanları görememek, onların soluduğu havayı soluyamamak, yaşadıkları telaşa yakından tanık olamamak…...
...ı yaşına büyüterek kaydettirmişti. O dönem Türk çocuklarının yabancılara ait okullarda okutulmaması yönündeki zihniyet nedeniyle, yaşı sebep gösterilerek, bir öğrencinin ihbarı üzerine okulu bırakmak zorunda kaldı. Daha sonra eğ...
...belenen için, “İmdat!” diye bağırması niye, neden çırpınıyor ah ettiği hayata dönmeye düşünceleri hızla geçti zihninden. Eli ayağı kesildi, kalakaldı öylece. Şu batıp çıkana mı yansın, yoksa yanında can çekişene mi düşüncesiyle a...
...azından. Boğazıma sarılıp beni de öldürmeye çalışan kanlı elleri gibi... Her bir yağmur damlası yine o anları zihnime bir bir düşürmekten geri durmadı. "Baba, bak! Karnemin hepsi pekiyi!" O gün, yanaklarım ağrırcasına güldüğüm...
...ren “google” o dönemlerde, şansımıza henüz yumurtadan çıkmamıştı. Hoş, gerçi çıkmış bile olsaydı dönem kadını zihniyetiyle “Elin makinesi ne anlar çocuk bakmaktan?” diye defterini dürer, atardı; o ayrı. Zamanın ilerlemesiyle “teknol...
...şamışken her doğru da ileride bir gün yanlış gafletine düşecektir. Kısır döngünün çok ötesinde, insanlığın ve zihnin kara deliği gibi. Veya bir simülasyon gösteri… Mesela “Siyah mı beyaz mı?” derseniz birine, illaki bir tarafı...
...arız” derken farklı, “Hoşça kal” derken çok farklı. Balkona çıkıyorum. İsmini unuttuğum insanları çağırıyorum zihnime. Gelip doluşuyorlar hemen. Sen yoksun. Orada kaldın, zamansız bir öğle uykusunda. İri gövdeli, kocaman bir ağ...
Sayfa sayfa çeviriyorum ömür yapraklarımı zihnimden. Bazı sayfaları boş ve kirli beyazken, bazı sayfalar ise bir hayli karalanmış. Bazı sayfalarda cümlelerin altı çizilmişken, bazı sayfalar ise yırtılıp atılmış. Ve devam ediyorum...